15 Aralık 2007

YE#29 ZEYTİNYAĞLI YEMEKLER 3. GRUP

Cumbada Bloğundan Hülya Hanım da Zeytinyağlı Şeker Fasulye Yapmış. Hülya Hanım katıldığı ilk etkinlik olduğunu belirtmiş. Hülya Hanım darısı diğer etkinliklerin başına diyelim artık.

Elleriniz dert görmesin. Sıcacık sevgiler gönderiyorum....



İstanbuldan Leziz Özlem'in konuğuyuz şimdi de.

Özlem'de Zeytinyağlı Pırasa yaparak katıldı etkinliğimize. Ben sunumu çok beğendim. Kendi tabiriyle pırasayı süslemiş püslemiş. Teşekkürler Özlem ellerine sağlık.



Sırada Portakallı Kereviz tarifiyle Ebru Akın var İstanbuldan. Çok şık bir kereviz yapmış Ebru Hanım teşekkürler elinize sağlık. Sitesine uğradığımda kısa bir tatile çıktığını yazmış Ebru Hanım.
İyi tatiller diliyorum kendisine.




İstanbuldan Burcunun cafesindeyiz şimdi




Bir de soru sormuş Burcu cevap vermek isteyenler Burcu'nun cafesine uğrasınlar. Ellerine sağlık Burcu teşekkürler.Ya bir de barbunya pilaki ile z.yağlı barbunya arasındaki fark nedir?Benim yaptığım pilaki oluyor sanırım.İsimlerle aram pek iyi değil de...

YE#29 ZEYTİNYAĞLI YEMEKLER 2. GRUP





6. Durağımız Cumartesi Mutfağından Tolunay
Sevgili Tolunay da iki tarifiyle katıldı. Solda Z.yağlı Havuç, Sağda ise Z.yağlı soğan dolması. Ben ikisini de çok beğendim. Siz ne dersiniz?

Şimdi Almanyadan Mutfak Canavarı Beyzanın mutfağına konuk oluyoruz. Beyza zeytinyağlı pırasayı düdüklü tencerede hazırlamış. Ellerine sağlık Beyzacım. Ankaradan Almanya'ya sevgiler.



Evet sırada İstanbul'dan Pastarda-Burçin'in Zeytinyağlı Kerevizi Var.
Burçin'in güzel sitesini sık sık ziyaret ederim. Kendisi harika bir anne, çok başarılı bir blogger olmasının yanı sıra şairliğe de el attı. Onun sayfalarında gezerken çok eğleniyorum. Burçin'ciğim ellerine sağlık.


Sağ resimde İlahi Tatlardan Berrin Hanım'ın mutfağındayız şimdi de. Berrin Hanım da bizlere zeytinyağlı pırasa yapmış. Ancak bu bildiğiniz pırasalardan değil. Berrin Hanım pırasayı yaparken kereviz de eklemiş. Bence denenmesi gereken bir tarif olmuş. Teşekkürler Berrin Hanım.







Solda yine Ankaradan Füsun Hanım'ın mutfağına konuk oluyoruz şimdi. Füsun Hanım da bizlere Terbiyeli Kerevizli Yer Elması hazırlamış. Haydi Füsun Hanım'ın yemeği bir tık ileride. Bizi mutfağınızda ağırladığınız için teşekkürler Füsun Hanım.





Şimdi uzaklara Almanya'lara gidiyoruz. Baharçiçeği Öznur Hanım da Zeytinyağlı Brüksel lahanası yapmış bizler için. Renklerin güzelliğine bakarmısınız tablo gibi değil mi? Elinize sağlık Öznür Hanım. Memleket'den Almanya'ya selam olsun...

YE#29 ZEYTİNYAĞLI YEMEKLER 1. GRUP

Benim hazırladıklarımdan sonra yolculuğumuz başlıyor. İlk durak için uzaklara gitmeden Ankaradan Betül'ün Yemekkutusu'na uğruyoruz. Betül bizler için Kuru börülce hazırlamış. Ve Faydalı bilgiler vermiş . Ayrıca Betül aramıza yeni katıldı burdan ona hoşgeldin diyorum. Teşekkürler Betül ellerine sağlık.









İkinci durağımız Sarı Mutfakdan Hande

Hande Zeytinyağlı enginar ve patlıcan dolmasıyla katıldı. Handeciğim bana mailde tariflerin olduğu sayfaların linkini göndermediğin için sadece sitene link verebildim. Ama Handeye uğrayıp o muhteşem patlıcan dolmasının tarifini kaçırmayın derim


Handeciğim ellerine sağlık. Patlıcan dolması bir harika.













3. Durağımız İstanbuldan Semra Hanım.

Semra Hanım da Zeytinyağlı Yaprak Sarmasıyla katılmış. Hiç dayanamam sarmaya. Bayramlarda bizim evin vageçilmez ikramlığıdır. Yaprak sarması. Önümüz bayram olduğuna göre yakında Yaprak Sarma Yapacağıma dair bir his var.


5. Durağımızda Anneperi bloğunun sahibi genç annemiz Ümmügülsüm var. Ümmügülsüm de iyi hazırlanmış kendisini tebrik ediyorum.

Solda zeytinyağlı yaprak sarma



Sağda ise patlıcan dolmasını görüyorsunuz



Ayrıca zeytinyağlı fasulyesi de burda


Yazıları ve resimleri düzenlemek oldukça zaman alıcı. Bu nedenle 5-6 katılımcı olarak ayarlamaya çalışıyorum. Sizleri fazla bekletmemek için elimden geleni yapacağım. Sevgiler.

ZEYTINYAĞLI YEMEKLER YE#29

Eveeeeet beklenen gün geldi. Öncelikle biraz geciktim kusuruma bakmayın. Hem acemilik hem de üzerinize afiyet azıcık grip durumlarından gecikme oldu. Aslında benim niyetim gece 12'den sonra etkinliği başlatmaktı. Neyse geç olsun da güç olmasın diyelim ve sizler için hazırladığım yemeklere geçelim. Katılan, katılamayan bütün arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkürlerimi ve sevgilerimi gönderiyorum. Herkesin ellerine sağlık. Ben bu etkinliğimiz için Zeytinyağlı Enginar, zeytinyağlı soya fasulyesi ve pırasa hazırladım. Araya da etkinlik logosunu belirlerken kulladığım Zeytinyağlı Yaprak Sarması ve Biber dolmasının görüntülerini ekledim. Onların tarifini burda vermeyeceğim; nede olsa herkesin kendince bir dolma harcı vardır gerisi el mahareti...














Önce benim favorim olan Enginarla başlayalım. Biraz faydalarını da hatırlatmak istiyorum.


Karaciğer ve böbrek yetersizliğinde,
Bunların sancılarında,
Sarılık ve gut hastalıklarında,
Aşırı şişmanlıkta,
Kurdeşende,
Romatizmada ve egzamada oldukça faydalıdır.
Kan dolaşımını düzeltir.
Kollestrolün neden olduğu damar sertleşmelerinde,
Kalp sancıları,
Enfarktüs,
Beyin kanamaları gibi rahatsızlıkların önleyicisidir.

Son zamanlarda yapılan kan tahlillerimde kolesterol seviyesinin yüksek olduğu anlaşıldı. Bu durumda neymişşşş bol bol enginar yenecekmişşşş....

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR



Enginarı konserve olarak kullandım. Diğer garnitürleri ise tazesini kullandım.


ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR için gerekli malzemeler


4 Adet Enginar,
2 Adet Orta boy havuç
2 Adet Orta boy patates

1 Adet büyük boy soğan
1/2 Su bardağı bezelye (Kış hazırlıklarımızdan dolapta vardı)

2 Tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz

3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 Su bardağı sıcak su


Soğanı, havucu ve patatesi küp küp doğradıktan sonra soğan ve havucu 1 Bardak suda hafifce haşladım. Soğanlar yumuşayınca patates ve bezelyesini ekleyip tuz ve şekerle tatlandırdım. 1.5 Yemek kaşığı zeytinyağını ekledim, enginarları yanına koyup yumuşayıncaya kadar pişirdim. Piştikten sonra ılıyınca kalan 1.5 yemek kaşığı zeytinyağını üzerlerine gezdirdim. Servisini garnitürleri enginarların içine yerleştirerek ayrıca tabağın yanına da koyarak yaptım. Arzu edersiniz maydanoz ve limonu yerken ekleyebilirsiniz.

Bazen ofise de yemek götürürüm. Haftalık listeye bakar sevmediğim bir yemek varsa o gün evden götürürüm. Bu enginarı da işyerime götürdüğümde bir arkadaşım hiç yemediğini söyleyince ikram ettim ve çok beğendi. Hemen tarifini istedi bende ona cumartesiyi beklemesini siteye yazacağımı söyledim. Ama kendisi ertesi gün pişirmek istiyormuş bu durumda eline yazıp verdim tarifi. Müjdeciğim canım ne yaptın pişirdinmi haberleşemedik sonra seninle...

Ve sırada Zeytinyağlı Pırasamız var.



ZEYTİNYAĞLI PIRASA Malzemelerimiz

1/2 Kg Pırasa ( 5-6) Adet
2 Orta Boy Havuç
2 Yemek kaşığı pirinç
3 Yemek Kaşığı Zeytinyağı
1 Tatlı kaşığı tuz
2 Tatlı kaşığı şeker
1 Çay kaşığı salça
1.5 Su bardağı su

Pırasaları ayıklayıp yıkadıktan sonra ufak ufak dilimledim. Havuçları küp küp doğradım. Bütün malzemeyi tencereye aktarıp suyunu ekleyerek pişirdim. Yukarıdaki resimde pırasaların üzerinde bir şeye benzetemedikleriniz ise ekşi pestil. Pişerken ekşi pestil koyarak yemeğin ekşisini verdim. Siz isterseniz yarım limon suyu ile damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz ekşisini. Ben bol ekşili sevdiğim için hem pişerken hem de yerken ekşi ekliyorum.
Ve son olarak Zeytinyağlı Soya Fasulyesi

Yine biraz Soya fasulyesinin de faydalarını hatırlayalım.

Mucize bitki soya
Doğu Asya ovalarından tüm dünyaya yayılan mucizevi bitki soya, içerdiği yüksek kaliteli protein ile çocuklar ve yetişkinler için sağlık dağıtıyor. Hayvansal gıdalara oranla daha az yağ içerdiğinden kalbi koruyor, kolesterol düşüşünde önemli bir rol oynuyor.

Soya fasulyesini bu derece önemli kılan, zengin bir protein kaynağı olması, insan vücudunun ihtiyaç duyduğu amino asitler açısından mükemmel bir denge oluşturması. Soya proteini hem çocuklar hem de yetişkinler için önemli bir kaynak. Aynı zamanda inek sütüne karşı alerjisi olanlar için de vazgeçilmez bir protein kaynağı. Kolayca sindirilebilen, kolesterol içermeyen soya ürünleri bu özellikleri nedeniyle diyet yapanlara da öneriliyor. İçerdiği B1 vitamini oranının ete nazaran daha yüksek olması; kalsiyum, demir, çinko, fosfor, magnezyum içermesi gibi nedenlerle uzmanlar sağlıklı bir yaşam ve dengeli beslenme için soya ürünlerinin kullanılmasını öneriyor.


ZEYTİNYAĞLI SOYA FASULYESİ İçin Malzemeler


1.5 Su Bardağı Soya Fasulyesi,
2 Adet Orta boy soğan
2 Adet Orta boy Havuç
2 Adet Orta Boy Patates

4 Yemek Kaşığı Zeytinyağı, 1 Çay kaşığı salça
1 Yemek kaşığı Yine kış hazırlıklarımızdan domates püresi , 2 Tatlı Kaşığı tuz (Çok dolu olmasın), 3 Tatlı kaşığı Şeker, 1.5 Su bardağı sıcak su, Üzerine limon ve maydanoz
Akşamdan ayıklayıp ıslattığım soya fasulyelerini sabah düdüklü tencerde 6-7 dakika haşladım. Soğuduktan sonra soya fasulyelerinin kabuklarından bazı kendini bilmezler isyan başlatmış. Bende isyanı bastırmak için kabuklarını ayıklayabildiğim kadar çıkarttım. Tencereye yine küp küp doğradığım havuç ve soğanları 2 yemek kaşığı zeytinyağında biraz soteledim. Domates ve salçayı ilave edip tuzunu ve şekerini kattım. Ardından patates ve soya fasulyelerini koyup 1.5 Su bardağı sıcak su ile kısık ateşte pişirdim. Ilıdıktan sonra üzerine kalan 2 yemek kaşığı zeytinyağını gezdirdim. Zeytinyağlı yemeklerde zeytinyağının bir kısmını ıldıktan sonra üzerine gezdirirseniz yemeğiniz daha parlak ve lezzetli olacaktır. Bu da annemin püf noktası. Pişme süresi yaklaşık 20-25 dakika kadardı. (Laf aramızda bizim ailede annemin zeytinyağlı yemekleri pek beğenilir. Bakalım benimkiler annemin yemekleri kadar beğenilecek mi?)

Bundan sonra bizim evde soya fasulyesi de enginar da sık sık pişecek. Sağlığımız herşeyden önemli öyle değil mi. Bu etkinlik sayesinde birbirinden sağlıklı yemeklere ulaşmış olacağız. Tekrar Teşekkürler arkadaşlar. Haydi buyrun bakalım. Herkese afiyet olsun.

5 Aralık 2007

BRÜKSEL LAHANALI TAVUK


BOL SEBZELİ TAVUK
Her mevsimin ayrı bir güzelliği var; sebzeleri var. Son yıllarda kışın çilek yazın portakal bulabiliyoruz gerçi ama bunların hepsi zamanında daha güzel ve lezzetli oluyor. Bende kış sebzelerinin nimetlerinden faydalanmak için Brüksel Lahanalı, bol sebzeli tavuk yaptım.
Daha önce Brüksel Lahanasını hiç pişirmedim ama marketde görünce alıp denemek istedim. İyi ki denemişim. Gerçi nasıl pişirmek gerektiği hakkında da bir fikrim yoktu. Eve gelince bloglar arasında biraz gezindim ve t
arif için bir yere bağlı kalmadan kendimce bu şekilde pişirdim.
Tarifine geçelim isterseniz.
Malzemeler :
250 Gr. Brüksel Lahanası
2 Parça Tavuk Filetosu
2 Adet Kabak
1 Adet Havuç
1 Adet Kırmızı Biber
3 Adet Sivri Biber

1 Adet Orta boy kuru soğan

2 Diş sarımsak
1 Yemek Kaşığı Salça
1 Çay Bardağı sıcak su
2 Yemek Kaşığı Zeytinyağı
Tuz, Kekik, Kırmızı biber
Tavukları yıkayıp kuşbaşı doğradım. Ayrı bir kapta tavukların üzerine zeytinyağı sarımsak kekik tuz ve kırmızıbiberini ekleyerek 1 gece sosta beklettim. Ertesi günde Havuçları, kabakları ve biberleri jülyen doğradım. Ben yine balkonda yetiştirdiğimiz yazdan kalma acı biberlerden bir tane ekledim. Brüksel lahanalarını temizleyip yıkadım. Soğanları halka halka doğradım. Soğan dışındaki sebzeleri 10 dakika kadar haşladım. Fırın kabına önce soğanları yaydım. Üzerine soslu tavuk ve haşlanmış sebzeleri ekledim. 1 çay bardağı sıcak suda erittiğim salçayı üzerine gezdirdikten sonra kiraz domatesleri de ekleyerek fırında 30-35 dakika pişirdim.
Ben sosda bekletmeyi düşünmüyordum aslında ama o akşam tam tavukları doğrayıp sebzelere geçmek üzereyken arkadaşlarımız yemeğe çağırınca tesadüfen beklemek zorunda kaldı. Böylece sarımsak ve kekik tavuğa iyice geçmiş oldu. Aslında tavuk eklemeden bile pişirilebilir artık siz nasıl denemek isterseniz. İnanın çok lezzetliydi. Ben acaba beğenilmezse diye düşünürken ertesi güne kalmadan hepsi bitti. Denemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum. Afiyet olsuuuuunnn...

Bu da pişmiş halinden bir görüntü.

1 Aralık 2007

CEVIZLI ÜZÜMLÜ KEK

DİKKAT DİKKAT !!! KEVGİR ÖZEL ARALIK SAYISI ÇIKMIŞTIR. LÜTFEN KAÇIRMAYIN. HEMEN UĞRAYIN...



Bu keki Sevgili Esranın Anısına Çıkartılan KEVGİR ARALIK Sayısı için hazırladım. Herkes kendi payına düşeni yaptı. Yazımı fazla uzatmadan
Kevgirde yer alan haliyle yayınlıyorum. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık.
Kevgirin bu sayısı çok özel. Özelliğini bizler biliyoruz. Sevgili Esra'nın Büyüleyen Mutfağını Yaşatmak Amacımız...Esra'nın aramızdan erken ayrılması hepimizi çok üzdü. Sevgili Selen ve Sevgili Zerrin çok güzel düşündüler. Herkes kendi payına düşeni aldı Esranın Büyülü Mutfağından çıkan bu özel sayı için. Ve benim payıma da Esra'nın kendi tabiriyle kokmasın diye hasta haliyle yayınladığı Cevizli Üzümlü Keki düştü. Sevgili Esra o son yazısında bile bizleri düşünmüş.Esrayla ilgili anım ne yazıkki yok. Çünkü ben Eylül 2007 den bu yana bloğumda sizlerleyim. Esra'yı bloğum olmadan öncede takip ederdim. Zaman zaman ona yorumlar bırakırdım ama çoğu zaman sessiz bir izleyicisiydim. En son hastayım diye yazınca ona mesaj bıraktım ama o ancak onaylamaya derman bulmuş kendinde.

Bu benim ona son mesajımdı

AYSEL dedi ki...

Canım Esra'cığım,Çok çok çooook geçmiş olsun. İnşallah en kısa zamanda toparlanıp sağlığına kavuşursun. Canım kendine dikkat et. Sıcacık, kocamaaaaan sevgiler.22 Kasım 2007 Perşembe 03:08

O da bana Kış Hazırlıkları Etkinliğinde yorum bırakmıştı.

esra(büyüleyenmutfak) dedi ki...merhaba,ne güzel hazırlıklar bunlar hepsi ne büyük emek ellerinize sağlık sevgiler17.11.2007 23:37
Burda amacımız Esra'nın tariflerini yaşatmak. Kekin tarifi için sizleri Esra'nın Büyüleyen Mutfağına yönlendiriyorum. Ben sadece tarifin aslında yeralan portakal kabuğu rendesini eklemedim. Uğradığınızda lütfen dualarınızı ondan eksik etmeyin.Esra'cığım mekanın cennet olsun. Sen şimdi seni merak etmeyeceğimiz en emin ellerdesin. Rahat uyu güzel insan.

28 Kasım 2007

ELMALI TURTA

Esra'nın aramızdan ani ayrılışı hepimizi çok üzdü. Bir çok arkadaşım gibi benim de elim yeni tarif vermeye gitmedi. Arkadaşları dolaşıp neler yaptıklarına bakmak içimden gelmedi. Ara ara Büyüleyen Mutfağa gittim; eski yazılarını okudum. Ama herşeye rağmen hayat devam ediyor. Esra şimdi en güvenli ellerde. Mekanı cennet olsun. Nur içinde yatsın.

Gelecek tariflere ekleyip beklettiğim Elmalı Tartı yazayım artık. Ay sonlarında ve başlarında işlerim çok yoğun oluyor, o yoğunluğa bir girersem en az bir hafta daha beklemek zorunda kalacakdı.


ELMALI TART

Tart Hamuru İçin
* 2 Yumurta
* 1 Çay Bardağı Yoğurt
* 1 Çay Bardağından biraz az sıvıyağ
* 1 Çay Kaşığı kabartma tozu
* 1 Çay Bardağı toz şeker
* Aldığı Kadar Un (Bu tabiri sevmesemde bazen kullanmak gerekiyor işte)

Üzeri İçin
* 3 Adet Orta boy Elma
* 1 Tatlı Kaşığı Tarçın
* 2 Yemek kaşığı toz şeker
* Bir miktar çekilmiş ceviz içi
Öncelikle bütün malzemeler karıştırılarak yumuşak ele yapışmayan bir hamur elde edinceye kadar un ekleyerek tart hamuru hazırlanır. Hamurdan küçük bir parçasını ayırıp buzlukda donduruyoruz. Kalan hamurumuzu orta boy tepsi veya tart kalıbına elimizle bastırarak yayıyoruz. (Benim kullandığım orta boy bir tepsiydi küçük tart kalıplarıyla yapılanlar bizim eve yetmiyor :) ) Diğer yandan üzeri için elmaları rendeleyip, şekerini katarak suyunu çekene kadar pişirip ocaktan alınca tarçınını ve ceviz içini ekliyoruz. Elmalar ılıyınca hamurumuzun üzerine yayıp buzlukta dondurduğumuz hamuru rendeleyerek önceden ısıtılmış fırında 20-25 dakika pişiriyoruz. Fırından çıktığında pudra şekeri dökerek servis yapabilirsiniz. Ben yanında yine fırında pişirdiğim sigara börekleriyle servis yaptım. Elmalı pasta, elmalı tart hiç farketmez elmalı tadları seviyorum ben. Eğer sizde seviyorsanız buyrun deneyin. Afiyet olsuuuuuunnnn...

23 Kasım 2007

ŞOKTAYIM

Hepimizin çok sevdiği blogcu arkadaşımız, Büyüleyen Mutfak Blogunun sahibesi Sevgili Esra bugün sabah aramızdan ayrıldı. Daha dün kendi sayfasında beni merak etmeyin derken bizleri çok üzdü. Böyle bir anda insan ne diyeceğini bilemiyor. Sevgili Esra her ne kadar seni tanımasamda sıcaklığını yakınlığını sevecenliğini hissedebiliyordum. Bu sana yakışmadı Esra . Mekanın cennet olsun. Allah rahmet eylesin. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Sevgili Esramız için taziye defteri açıldı. Adresi burada

http://esranintaziyedefteri.blogspot.com/

20 Kasım 2007

RENKLI PUDING

Renkli Puding yapmak istermisiniz. Cevabınız evetse işte buyrun. Tarifimiz burda. Bu pudingi Kaynana Çatlatan Tarifler etkinliği için hazırladım. Gerçi ortada çatlayacak bir kaynana yok ama olsun. Gelecekteki kayınvalideme ithaf olunur. Çatlasın Kaynanalar...

Hazırlaması çok kolay sunumu, görüntüsü hoş bir lezzet oldu.
Renkli pudingimiz için gerekli malzemeler
* 3 Çay Bardağı Mısır Nişastası
* 3 Çay Bardağı Toz Şeker
* 6 Çay Bardağı Süt (Beyaz Katı İçin)
* 2 Çay Bardağı Portakal Suyu + 4 Çay Bardağı su (Portakallı Katı İçin)
* 2 Çay Bardağı Vişne suyu + 4 Çay Bardağı su (Vişneli Katı İçin)
* 1 Paket Portakal Kremalı Bisküvi
* 1 Çay Bardağı Çekilmiş Ceviz ve Fındık İçi Karışımı
(Renklendirme için arzu ettiğiniz meyve suyunu kullanabilirsiniz. )

Yapacağınız renk sırasına göre tencereye 1 Çay bardağı mısır nişastasını, 1 çay bardağı toz şekeri ve toplamda 6 çay bardağı sıvımızı ekledim. Ben önce Portakaldan başladım. Portakalın kabuğunu da rendeleyerek biraz koku vermesini sağladım. Orta dereceli ateşte karıştırarak koyulaşana kadar pişirdim. İlk katı Dikdörtgen borcama döktüm. Üzerine mutfak robotunda ufaladığım kremalı bisküviden ve ceviz-fındık içi karışımından döktüm. İkinci aşama için beyaz rengi seçtim. 6 çay bardağı süt, 1 çay bardağı mısır nişastası ve 1 çay bardağı şekeri pişirdim. Portakallı katın üzerine döktüm. Araya tekrar bisküvi, ceviz-fındık içi döktüm. Ve son aşama içinde 2 Çay bardağı Vişne suyu + 4 çay bardağı su karışımını kalan 1 çay bardağı nişasta ve 1 çay bardağı şekerle buluşturdum. Yapması üç aşamalı da olsa çok kolay ve pratik bir tarif. Ben de zaten son günlerde sürekli pratik tariflerden gidiyorum. Pudingi dikdörtgen borcama döküp dilimleyerek servis yaptım. Alternatif sunum önerisi olarak da bir tanesini bardağa döktüm. Yanında benim çok sevdiğim rulokatlarla servis yaptım. Ne dersiniz kaynanam çatlar mı :)
Sevgili Lale'ye de böylesine eğlenceli bir konu seçtiği için teşekkür ediyor etkinliğinde başarılar diliyorum.

18 Kasım 2007

PATATES KROKET

Kış hazırlıklarından bu kadar görüntü yeter. Artık yeni tarif zamanıdır. Patates Kroket ya da Patates Köftesiyle karşınızdayım.


Et veya tavuk yemeklerinin yanına çok yakışan bir garnitür oldu.


* 4 Adet orta boy haşlanmış patates
* 1 adet yumurta
* 2 Yemek kaşığı galeta unu içine
* 3 Yemek kaşığı galeta unu dışına
* 2 Yemek kaşığı un
* Kızartmak için sıvıyağ
* Tuz, karabiber


Patatesleri haşlayıp kabuklarını soyduktan sonra ezerek püre haline getiriyoruz. 2 yemek kaşığı galeta ununu,bir yumurtanın sarısını( akını dışında kullanacağız), tuzunu ve karabiberini ekledikten sonra elimizle yoğurarak şekil veriyoruz. Önce yumurta akına sonra una ve galeta ununa batırarak sıvıyağ eklediğimiz teflon tavada kızartarak servise hazır hale getiriyoruz.

Hazırlaması da çok kısa sürüyor. Acil durumlar için ya da akşam 5 çaylarında gayet güzel bir alternatif olabilir.
Deneyenlere şimdiden afiyet olsun.

14 Kasım 2007

YE#28 KIŞ HAZIRLIKLARI

Kış hazırlıkları etkinliğinde sevgili Mahzun Prensese kolaylıklar diyerek ben de mutfağımızdaki kışlıklarımızdan bazılarına yer vermek istedim. Aslında her evde her mutfakda yapılan hazırlıklar bunlar. Yapım aşamaları bazen zahmetli olsa da evde hazırlanmasının verdiği iç rahatlığıyla daha bir lezzetli gelir bunlar bana.

Paylaşacak o kadar çok hazırlık var ki ama hepsine burda yer vermek biraz zor. Bizim mutfağımızdan tarhana hiç eksik olmaz. Geçen yıldan epeyce tarhana kaldığı için bu yıl annem tarhana yapmadı . Teyzemler yaptı sağolsunlar bize de verince kışı geçirecek tarhanamız oldu.

Bizim hazırladıklarımız arasında domates ve biber salçası, konserve şeftali kompostosu- vişne kompostosu, kurutulmuş biber-patlıcan ve tabiki turşu var. Daha iki gün önce de annem konserve domates sosu yaptı ama onu resimleyemedim.

Biz patlıcanları hem dolmalık olarak hem de dilimleyerek yemeklik olarak kuruturuz. Bulgur, soğan ve kıymayla kurutulmuş patlıcanın yemeği çok güzel olur. Üzerine de sarımsaklı yoğurt dökerek yenir.
Yandaki resimde de turşu ve konserve kompostoluklar var. Şeftali ve Vişne kompostoları.
Burda da tarhana ve biber salçası var. Soğuk kış günlerinde sıcacık bir tabak tarhana ne güzel gider değil mi. Sevgili Mahzun Prenses etkinlikde sana tekrar kolaylıklar diliyorum.


Ayrıca Aralık ayında da bana bekliyorum sizleri. Zeytinyağlı yemeklerinizi hazırlamaya başlayın. Görüşmek üzere hoşcakalın.

5 Kasım 2007

YE#29

Merhaba Yemek Dostları,
Aralık Ayı Yemek etkinliğini düzenlemek bir tesadüf sonucu bana kısmet oldu. Etkinlik kuralarının daha önceden belirlendiğini biliyorum, yeni evsahibi alımının da bir süreliğine kapatıldığını biliyorum. Bütün bunları bilirken acaba bana ne zaman bir etkinlik düzenlemek kısmet olur diye düşünmekten kendimi alamazken bir baktım Aralık ayını düzenleyecek arkadaşımız etkinliği düzenleyecemeyeceğini bildirmiş. Uzun lafın kısası o arkadaşımız Aralık ayını boşaltınca ben de onun yerini alıverdim. Bu arada etkinliği kim düzenleyecekti onu da bilmiyorum. Burdan o arkadaşımıza sevgilerimi gönderiyorum etkinliği düzenleyemese de katılarak kendisini tanımak istiyorum (ama kimbilir belki de tanıdığım biridir?).
Etkinlik konumuzu zeytinyağlı yemekler olarak belirledim. Daha önce yapılan etkinlikleri de inceleyince konu bulmakta biraz zorlandım. Bu yüzden logo belirlemek de biraz gecikti.
Sizlere mutfağımızın vazgeçilmezi zeytinyağı hakkında internette yaptığım araştırmalardan biraz bilgi vermek istiyorum. Aslında bunları hepimiz biliyoruz. Ama etkinlik vesilesi ile hatırlayalım istedim.

Türk mutfağında zeytinyağı... Zeytinin Akdeniz'deki tarihi çok eski dönemlere dayanır. Akdeniz topraklarında yetişen verimli zeytin ağaçları bu bölge ülkelerinin yaşam tarzlarını yoğun olarak etkilemiştir. Özellikle Roma İmparatorluğu döneminde zeytinyağı ticareti tüm Akdeniz'i içine alan bir yapıya sahip olmuştur.

Zeytinyağı günümüzde özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yoğun olarak kullanılır. Ege yöresinde sabah kahvaltılarının vazgeçilmezlerinden zeytinyağı günümüzde Türkiye'nin birçok bölgesinde üretiliyor. Zeytinyağlı yemekler, dünyada "soğuk başlangıç yemekleri" olarak kabul edilse de, Türk mutfağında zeytinyağlılar başlangıç yemeği sayılmaz. Bizde zeytinyağlılar ana yemek kategorisinde kabul edilir. Özellikle sıcak yaz günlerinin vazgeçilmezlerinden olan zeytinyağlı yemekler, dünyada ‘zeytinyağlılar' kavramının kullanıldığı tek ülkenin Türkiye olmasını sağlamaktadır

Türkler, Anadolu'yu Doğu Roma İmparatorluğu'ndan devralırken, Romalılar'ın zeytinyağı kültürünü korudular, korumanın da ötesinde zenginleştirdiler. Anadolu'daki kültürler mozayiği Osmanlı potasında eridi ve ortak bir Anadolu kültürü oluştu. Zeytinyağlı yemeklerin Osmanlı mutfağında daima çok özel bir yeri oldu. Zeytinyağıyla yapılan yemekler, Osmanlı döneminde şehirden köylere kadar yaygınlaştı. Osmanlı mutfağı, bugünkü yemek kültürümüzün de temelini oluşturdu. Türkiye'de zeytinyağı deyince hayali bir Samsun-İskenderun hattından söz edilir. Buna göre zeytinyağlı yemekler, en çok bu hattın batısında kalan bölgede yoğun bir şekilde yapılır. Zeytin ağaçlarının buralarda yetişmesi de, bunun bir göstergesidir. Bu durumun tek istisnası Gaziantep ve çevresidir. Bu bölgede zeytinyağı üretilir ve birçok zeytinyağlı yemek severek yenir. Ege kıyılarına baktığımızda ise, bölge insanının zeytinyağıyla birlikteliğinin sabah kahvaltısında başladığını görürüz. Sabahları sofraya bir çanak zeytinyağı getirilir, üzerine kekik ve kırmızı biber ekilir ve kızarmış ekmek banılarak yenir. Diğer bölgelerde ise zeytin, kahvaltı sofrasının değişmez yiyeceklerindendir. Zeytinyağlı yemekler, dünyada "soğuk başlangıç yemekleri" kategorisinde değerlendirilse de, bu sınıflandırmanın Türk mutfağı için tam doğru olduğu söylenemez. Çünkü zeytinyağlıları yemeğin başında ve az miktarda yemek, bizlerin yemek alışkanlıklarına uymaz. Türkiye'de zeytinyağlılar, ana yemekler arasında kabul edilir. Yüzyıllardır, sıcak yaz günlerinde hafif ve serin bir yemek yemek için zeytinyağlılar tercih edilir. Dediğimiz gibi, ülkemizde zeytinyağı en yoğun olarak Ege kıyılarında tüketilir. Dolayısıyla Ege insanının zeytinyağının kullanımı konusunda uzman olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Biraz da zeytinyağının faydalarına göz atalım.
Doğanın insan oğluna armağan ettiği en değerli besinlerden birisidir zeytinyağı. Bu mucizevi yağın sağlık açısından sunduğu nimetler saymakla bitmez . Çocukluktan yaşlılığa yaşamımızın her döneminde zeytinyağı sağlığımızı bir çok açıdan olumlu yönde etkiler. Zeytinyağı kalp ve damar hastalıklarında temel risk faktörü olan kolesterolü azaltarak damar tıkanıklıklarını önler. Zeytinyağı kolesterol içermez. İnsan bünyesinde kandaki kolesterol seviyesini düşürür, kötü huylu kolesterolü azaltırken, iyi huylu kolesterole dokunmaz. Halbuki diğer bitkisel sıvı yemeklik yağlar kolesterol seviyesini düşürürken kötü kolesterol ile birlikte iyi kolesterolü de düşürür. Bu durum zeytinyağı lehine büyük bir avantajdır. Sıcak ve soğuk tüketildiğinde mide asitliğini azaltarak gastrit veya ülsere karşı koruyucu bir rol oynar. Safra taşı riskini azaltır ve taşların erimesine yardımcı olur. Kemik ve dişlerin gelişmesini hücre ve dokuların yenilenmesini sağlar, yaşlanmayı geciktirir. Bebek bekleyen ve emziren annelerin beslenmesinde en uygun yağdır. Zengin antioksidan içeriğinden dolayı yaşlılarda ve bebeklerde beyin ve sinir sisteminin gelişme ve yenilenmesinde oldukça önemli rol oynar. A, D ve E vitaminlerince zengindir. Zeytinyağı, hazmolma derecesi en yüksek yağlardan biridir. Antioksidan maddeler içermesi nedeni ile diğer yağlara göre yüksek sıcaklıklarda bile daha dayanıklıdır ve bu özelliğine bağlı olarak kızartmalarda kullanılabilecek en sağlıklı yağdır. Zeytinyağları, bileşimi nedeniyle derin yağda kızartmalarda diğer bitkisel sıvı yağlardan çok daha fazla defa ve süre bozulmadan kullanılabilir. Zeytinyağı, ekmek, pasta, kek, bisküvi vb gibi fırında pişen mamullere lezzet verir, bu tip gıdaların kurumasını önler.

Bütün bunlar zeytinyağını mutfağımızdan eksik etmemek ve her yemeğimizde kullanmak için yeterli değil mi? Evet ne duruyoruz haydi mutfağa.... Eminim birbirinden lezzetli, birbirinden sağlıklı zeytinyağlı yemekler vardır sizlerde. Etkinliğimize herkesi bekliyorum. Tariflerinizi
sicakpaylasimlar@gmail.com adresine nerden katıldığınızı ve blog adınızı belirterek resimlerinizle
15 Aralık 2007 tarihine kadar gönderdiğiniz takdirde burada yer vereceğim. Sıcacık Paylaşımlarda görüşmek üzere hoşcakalın sevgiyle kalın.

NOT: Bilgi Alınan Kaynaklar
http://web.netbul.com/yemek/detay.asp?ID=47
http://www.denizce.com/zeytinyag.asp
http://www.zae.gov.tr/zeytinyagi/5.asp

EK NOT DÜZELTME: Etkinlik kodunu ekledim. Düzgün çalışıyor. Sevgilerimle
EK NOT 2: LOGONUN SİTELERDE DÜZGÜN GÖZÜKMEMESİNDEN DOLAYI YENİ LOGO DÜZENLEDİK. SEVGİLİ YASEMİN'İN DESTEĞİYLE YENİ LOGOYU EKLEDİM İLGİLENEN ARKADAŞLARA DUYURULUR.

2 Kasım 2007

SEBZELI MERCIMEK CORBASI

Soğuk kış günlerine adım attık. Yine çorbayla devam etmeye ne dersiniz. Sebzeli mercimek çorbası yaptım geçenlerde. Aslında sadece kırmızı mercimekle yola çıkmıştım bir baktım içine evde bulduğum bütün sebzeleri atmışım :) Hem lezzetli hem de bol vitaminli bir çorba oldu.


İşte malzemelerimiz:
1 Su Bardağı Kırmızı Mercimek, 1/4 Su Bardağı Pirinç, 1 Orta boy Patates, 1 Orta Boy Havuç, 1 Orta Boy Soğan, 7-8 Adet Taze Fasulye, Biraz Ispanak, 4 Yemek Kaşığı Sıvıyağ, Tuz, karabiber, pulbiber, nane
Mercimek ve pirinci haşladım. Diğer sebzeleri temizledikten sonra havuç ve patatesi küp küp doğradım. Hepsini düdüklü tencerede 7-8 dakika haşladım. Soğanı doğrayıp 2 yemek kaşığı sıvıyağda kavurdum. Haşlanan sebzeleri kavrulmuş soğan, pirinç ve mercimekle buluşturup blenderda ezdim. Göz kararınca sıcak su ekleyerek biraz kaynamaya bıraktım. Tuzunu karabiberini de unutmayalım tabi. Ayrı bir tavada 2 yemek kaşığı sıvıyağda nane ve pulbiberini kavurup üzerine gezdirdim. Sebzeleri haşlarken içine yazın balkonumuzda yetişen acı biberden de 1 adet eklemiştim acılı olsun diye. Soğukların ve hastalıkların kapımızı çaldığı bu günlerde besleyici bol vitaminli bir çorba oldu. Hepinize sıcacık mutlu günler. Afiyet olsun.