KEKLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KEKLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2014

Erzincan Lokumu

Merhaba Dostlar,

Erzincan Lokumu Blogda yerini aldı. Tarife ulaşmak için buraya bir tık. Erzincan Lokumu


Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

23 Mayıs 2013

Portakallı Cheesecake Yayında Wordpress'de


Herkese merhaba,
Yine uzun zaman oldu değil mi? Bloğumu bu kadar ihmal etmeyim diyorum ama işe güce dalıyorum, fotoğraf çekmeye vakit bulamıyorum vs. vs. vs. böyle uzayıp gidiyor…
Aslında burda olmayı takipcilerimle ve takip ettiklerimle paylaşmayı çok seviyorum ama yine de ah zaman yetmiyor işte.
Mutfakla bağımı koparmadım ama fotoğraflama, düzenleme işleri çok vakit alıyor. Ama bu muhteşem cheesecake’i paylaşmadan geçemeyeceğim. Tarifini daha önce de vermiştim. Bu sefer daha özenli yaptım. Ve yine her lokmayı büyük bir keyifle yedim.
PortakalliCheseecake
Tabanı İçin
Hazır kek kullandım 2 adet baton kek ve 1/2 Paket Burçak Bisküvi
4 Yemek kaşığı tereyağ, (tereyağ ile kıvamı yakalayamadığım için 1-2 yemek kaşığı süt de ekledim.)
5 Adet Ceviz içi
1 Tatlı kaşığı tarçın
*
2 Kutu Beyaz Krem Peynir (Labne değil)
1 Bardak süzme yoğurt (Kendim suyunu süzdürdüm)
1 Kutu krema
3 Adet yumurta
1.5 Yemek kaşığı un
1.5 yemek kaşığı mısır nişastası 1 Su bardağı toz şeker
1 Limon kabuğu rendesi
1/2 Limonun suyu
*
Üst Jölesi İçin
1 Portakal suyu
1.5 Tatlı kaşığı Mısır nişastası
1/2 Su bardağı toz şeker
*
Kek parçaları, bisküvi ve ceviz içini mutfak robotunda ufalayın. 2 Su bardağından fazla oldu. Tarçını katın. Tereyağını eritip bu karışıma ekleyin. Elinizle hamur haline getirin. kelepçeli kalıbın tabanına yağlı kağıt serin. Dışını alimünyum folyo ile kaplayın. Hamuru sıkıca tabanına yayın. 10-15 dakika dolapta bekletip 10 dakika orta ısılı fırında pişirin.
*
Krem peyniri, kremayı ve yoğurdu mikserle çırpın. Toz şekeri ekleyip çırpmaya devam edin. Yumurtaları teker teker ekleyerek çırpın. 1.5 kaşık un ve mısır nişastasını katın. Çırpmaya devam ediyoruz. En son limon kabuğu rendesi ve limon suyunu ekleyin. Elde ettiğiniz karışımı pişen tabanın üzerine döküp fırın tepsisine su ekleyin Ve su dolu tepside 15 dakika kadar en düşük ısıda, 45-50 dakika kadar 150 derecede pişirin. Piştikden sonra 1-2 saat fırında bekletin. Sonra dışarı çıkartıp soğutun. Kalıptan çıkartırken bıçakla kenarlarından geçin. Mümkünse bir gece dolapta bekletin. Ertesi gün 1 Portakal suyu, 1/2 Su bardağı toz şeker ve 1.5 tatlı kaşığı mısır nişastası ile üst jölesini pişirin. Ilıdıktan sonra üzerine gezdirin. Ayrıca portakal dilimlerini 1-2 yemek kaşığı şekerle kısık ateşte karamlize oluncaya kadar pişirerek üst süslemesinde kullandım. Yakında bir cheesecake çalışması daha yapacağım. Belki onu da limonlu çilekli yaparım :) Sevgiyle,

Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

10 Mayıs 2012

PATATESLİ GÜL BÖREK

Karabatak gibi oldum değil mi. Bir görünüp bir kayboluyorum :) Bir yoğunluk dönemini atlatıyorum, ardından yenisi geliyor. Bir nefes alayım derken başka işler araya giriyor.




1 Yumurta (akı içine, sarısı üzerine),
1.5 Su Bardağı süt,
4-5 Su bardağı un (duruma göre daha fazla olabilir)
1 Yemek kaşığı sirke,
1/2 Paket kabartma tozu
350 gr. kıyma, 3-4 adet pataes, 1 adet soğan, maydanoz, tuz karabiber
ile iç harcını yapıyoruz.
İç harcının hepsini çiğden katıyoruz. Patates ve soğanlar minik minik doğranır, soğanların suyu sıkılarak acısını alabilirsiniz. Maydanoz, tuz, karabiberle kıymasına katılır.
-
Hamur malzemeleriyle yumuşak bir hamur yapın (hani kulak memesi derler ya işte ondan). Hamuru 15-20 dakika dinlendirin. Çıkan hamurdan yaklaşık beş pazı oluşur. Bunları incecik açarız fırın tepsi boyutunda. Dörde bölüp içine hazırladığımız iç harcını koyup gül gibi yuvarlaklar sararız. Sonrasında ise yumurtanın sarısını hafifçe sulandırıp üzerine sürer, nar gibi kızarana kadar fırında pişiririz. Aman çayı koymayı unutmayın. Bir bardak çayla harika olur yemesi.
Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

3 Nisan 2012

ÇİLEKLİ PUDİNG


Merhaba Blogcanlar, Merhaba Komşular,

Bahar geldi, kıpırdanmalar başladı. Biliyorum yine uzun zaman oldu ara vereli, ama inanın hep takibimdeydiniz. Yorum yazamasam da (filtreler sağolsun), bütün komşularımı elimden geldiğince takip ettim.

Umuyorum ki bundan sonra bu kadar uzun süre kaybolmam :)
Ve ilk tarifimiz hepimizin bildiği klasik meyveli puding. Ben kendimce küçük dokunuşlarla lezzetini artırmaya çalıştım.

Pudingimizi pastacı kreması tarzında yumurtalı pişirdim. Pişirme  sırasında evdeki damla sakızlı vanilyayı ekledim harika bir damla sakızı tadı geldi.
Gerisi bildiğimiz şeyler; meyve olarak çilek ve görselliği artırmak için çikeli jöle. İşte hepsi bu. Kısa zamanda ağzımız tatlansın diye yapıldı ve afiyetle yendi. 

Sade Pastacı kreması:
1 adet yumurta
 1 lt.den 1 su bardağı eksik süt (O bardağı beşamel soslu fırında mantarlı ıspanak için kullandım çok yakında burada :))
 4 dolu yemek kaşığı un
 1.5 yemek kaşığı nişasta
 1 su bardağı toz şeker

Bütün malzeme güzelce karıştırıldı, pişince damla sakızlı vanilya ilave edildi.

Diğer yanda çilekli jöle hazırlandı. Ve kuplara çilekli birlikte paylaştırıldı... Böylece çileğe merhaba dedik... (Not: Görüntüler yine akşam ışığına kaldı üzgünüm)

Yakında tekrar görüşmek üzere, sevgiyle kalın...

Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

22 Aralık 2011

KAKAOLU BROWNIE KEK





Herkese Merhabalar,

Haftasonu  kek yapmak için mutfağa girdim. Bir kek hamuru ile üç ayrı lezzetde kek yapıp çıktım. Amaç yine benim akıl küpüm, ballı kaymağım, kıpırcan yiğenim Utku Burak içindi. Tabi onun sayesinde bizler de nasipleniyoruz orası ayrı :) Haftaiçi kahvaltı etmeye vakit olmadığı için ayaksütü pratik atıştırmalıklar daha kolay oluyor. Ne kadar sağlıklı/sağlıksız olduğu ve "K"larıma "K" katması da ayrı bir konu :) 
 
Bu keki çok seviyorum daha önce de yaptım ama bloğa koymamışım nedense. Ben bu keki sevgili Pınar'dan görüp denemiştim. Ama asıl  kaynağı  Acemi Aşcı, Bu kekin Acemi Aşçı için ayrı bir hikayesi de var göz atmak isterseniz buraya bir tık lütfen.
 
Ben ölçüyü kendimce biraz artırarak uyguladım. Ama orantısız artırmış olmalıyım ki bir baton kek kalıbı, 6 adet muffin, ve bir yuvarlak (26 cm sanırım) kek kalıbını doldurdum ve neticede iki seferde piştiler. Önce yuvarlak kalıp ve muffinler birlikte piştiler. Sonra da baton kalıp ve yanı boş kalmasın diye hemencecik hazırladığım peynirli tuz kek piştiler. Peynirli tuzlu kekin tarifini daha önce vermiştim, ona da bakmak isterseniz buraya bir tıklamanız yeterli.
 
Kakaolu kekin tarif ve ölçülerini Acemi Aşcı'dan aynen alarak aktarıyorum, benim katkılarımı ayrıca belirteceğim :)
Malzemeler:
1. Grup
1cup=240 ml=1 su bardağı (Ölçüleri Su Bardağı olarak kullandım)1/2 cup hindistan cevizi
1 pk karbonat (1 tsp)
2 cup un
1,5 cup toz şeker (damak tadınıza göre 1 cup-2 cup arası dilediğiniz miktar)
1 tutam tuz
 
2. Grup
1/2 cup (100 gr) tereyağı ( aynı miktar zeytinyağı ile yapıyorum) (Kibrit kutusu kadar eritilmiş tereyağ ve sıvıyağı birlikte kullandım)1 cup su
1/2 cup (50 gr=1 paket) dark kakao* (ve 1/2 Paket Dr. Oetker Eritmelik glazür ekledim) 
1/4 tsp vanilya özütü ya da 1 pk vanilya
 
3. Grup
1/2 cup süt
2 yumurta
 
Hazırlanışı
1.gruptaki kuru malzemeleri karıştırın.
2.grup malzemeleri ufak bir sos tenceresinde ısıtarak karıştırın (Kaynatmayın)
3. grup malzemeleri  köpük olana kadar (cam kasede)1dakika çırpın.
Kuru karışıma önce ikinci grup malzemeyi,  ardından 3. grup malzemeyi ekleyin, mikserle 2 dakika çırpın.
Yağlı kağıtla kapladığınız kek kalıbına dökerek 175 C önceden ısıtılmış fırında 35-40 dakika pişirin.
Kürdan testiyle fırından çıkartıp soğutun.
 
Gerçekten muhteşem bir kek. Bizim mutfakda çok seviliyor. Dediğim gibi ben ölçüyü biraz artırdığım için 3 farklı kalıpla piştiler. Yuvarlak kalıbımı geçen yıldan kalan portakal şekerlemeleri ile, baton kalıbımı vişneli, muffinleri de sade olarak pişirdim.  Eğer browni tarzı kekleri seviyorsanız bu keki de mutlaka seveceksiniz. Denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Acemi Aşcıya da burdan sevgiler.


Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

18 Aralık 2011

AŞURE



 
Bu yıl aşureyi biraz geciktirdik, tam malzemeleri alıp yapılacakken kase kase birbirinden lezzetli aşureler geldi, hepsini Allah kabul etsin. Tabi bu durumda  bizim mutfakta da aşure yapmak biraz gecikti üst üste yenilip bıkmayalım, bıktırmayalım diye...  

Geçen yıl yayınladığım aşure yazısından alıntı ve görüntüleri kullanıyorum, çünkü kullandığım bilgisayar biraz yaşlandı görüntüleri aktarıp yüklemede sıkıntı yaşıyorum. Ama bu yıl aşurenin tarifsiz ve ölçüsüz kalmasını istemedim. Bu yüzden görüntü geçen yıldan ölçüler bu yıldan oldu :)

Yapılışı her yöreye göre değişiklik gösteren ve genel olarak buğday, nohut, fasulye, kuru üzüm, kayısı, badem ve ceviz gibi 10'a yakın bakliyat, meyve ve kuruyemişlerin katılmasıyla özenle hazırlanan aşure, protein ve vitamin kaynağıdır.
Malzemelerden buğdayın akşamdan pişirilmesi, nohut, fasulye, kuru üzümün de akşamdan ıslatılması gerekir.İncir, kayısı, kuru üzüm iyice yıkanıp üzerindeki tozdan arındırmalı.  Aşurenin renginin güzel olması için, incir en son ilave edilir. Yoksa incir aşureyi karartır. Suyunu eklerken 1-2 tatlı kaşığı nişastayı bir miktar sütle açıp bu karışımı bir su bardağı süte tamamlayarak ekleyelim ki rengi güzel olsun. Üzerini süslerken kullanılacak ceviz, tarçın ve fındık fıstık gibi malzemeleri servis yaparken eklemek de renginin kararmaması için dikkat edilecek başka bir nokta.


Burada verdiğim ölçülerin neredeyse 1,5 katını uyguladık bizim mutfakta. (Dağıtacağımız akraba ve komşumuz fazla olduğu için )

Malzemeler :
1/2 Kg. Aşurelik Buğday,
1 Su Bardağı haşlanmış nohut,
1 Su bardağı haşlanmış kuru fasulye,
2-3 yemek kaşığı pirinç,
100 gr. sarı üzüm
150 gr. Kuru kayısı
1 Adet dilimlenmiş elma,
1 Adet portakal ve 1/2 limonun rendelenmiş kabuğu,
4-5 su bardağı toz şeker
1/2 Su bardağı süt
Kıvamı sulu olursa 1 tatlı kaşığı buğday nişastası

Üzeri için
Kuru İncir, fındık, ceviz,

Akşamdan yıkanıp ıslatılan buğday  haşlanır. Diğer malzemeler de ayrı ayrı haşlanır. Nohudun kabukları ayıklana bilirse iyi olur.  Haşlanan malzemeler büyükçe bir tencerede karıştırılır. Sıcak suyu göz kararı eklenir.   Kaynamaya başladıktan sonra şekeri eklenir, portakal ve limon kabukları eklenir. Süt ve arzu edilirse 1-2 damla gül suyu ilave edilir. Kıvamı sulu gelirse nişasta hafifçe sulandırılarak katılır.  Yukarıda bahsettiğim gibi tarçın ve incir servis öncesi eklenirse aşuremiz kararmaz rengi daha güzel olur.  Allah herkesin aşuresini kabul etsin. Afiyetler olsun.

Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...


22 Kasım 2011

İki Renkli Kurabiye

 Dünya tatlısı akıl küpüm yiğenim Utku Burak için yaptığım iki renkli kurabiyeler. Gerçi kendisi muzlu keki daha çok sevdi, ben de bebe bisküvisi yerine kurabiye yesin diye yapmıştım bu kurabiyeleri. Olsun halası ona artık kek yapar... Minik yaramazım her kek yiyişinde "haya haya" diyerek benim yaptığımı söylemeye çalışmış :)

Yıllardır bu kurabiyeyi yaparım çok da severim... Arşivimde de bulunsun diye tarifini vereyim. 
 
Malzemeler
200 tereyağ veya margarin ( oda ısısında ) (Margarin kullanmadım, tereyağ ve sıvıyağ karışımı kullandım)
1 su bardağı pudra şekeri
Yarım çay bardağı buğday nişastası
 2 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı kakao
1 pk vanilya, Aldığı kadar un

Ayrıca biraz tarçın ve toz zencefil ilavesiyle de aynı tarifi deneyebilirsiniz, çok güzel oluyor.

Hazırlanışı
Şeker ve yağ krem haline gelince kadar karıştırılır, yumurta sarıları eklenir. Vanilya ve unu yavaş yavaş ekleyerek yoğurulur. Hamur iki eşit parçaya ayrılır ve bir parçasına kakao eklenir ve yoğurulur (kulak memesi kıvamında olmalı). Beyaz hamur dikdörtgen olarak çok inceltmeden açılır. Beyaz olanı açıldıktan sonra  kakaolu hamur da merdaneyle açılır ve beyaz olanın üzerine yerleştirilir ve çok hafif bir şekilde tekrar  açılır. Geniş kenarından rulo yapılarak sarılır, ve düzgün kesilmesi için buzdolabında yarım saat bekletilir (vaktim olmadığı için ben bekletmedim). Rulo hamur bıçakla bir parmak kalınlığında kesilir ve yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye yerleştirilir. Ben kurabiye ve poğaça yaparken  Soft Bowl'un silikomatını kullanıyorum. Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede hafif pembeleşene kadar pişirilir.  Afiyet olsun. 


 Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

14 Kasım 2011

MUZLU KEK

  Merhabalar,

Yavaş yavaş kıpırdanmaya başladım :) Baktım blogumu çok ihmal ediyorum, artık yeter deyip  bütün bir pazar gününü mutfakta geçirdim. Neler mi yaptım? Öncelikle dünya tatlısı küçük yiğenim için kurabiye yaptım, o bir sonraki yazıya kalsın, muzlu kek yaptım bu günkü yazımızın konusu... Ve portakallı, üzümlü, damla çikolatalı kurabiye yaptım, o da daha sonraki yazımızın konusu olsun.

Muzlu Kekin tarifi çok eski bir Lezzet Dergisinden; Ocak-1997. Tarif çok eski ama ben hiç denemedim, bu tarifi benim çok sevdiğim canım arkadaşım Nur yapardı, ben hep onun yaptığı keki tadardım. Aslında o da dergiyi benden alıp incelerken görüp denemişti. Sık sık da yapardı, o nasılsa yapıyor diye ben hiç yapma ihtiyacı hissetmedim :) 

Gelelim Muzlu Kekimize, tarife ek olarak ben fazladan 2 yemek kaşığı sulu yoğurt ve 1 tatlı kaşığı tarçın ekledim Ayrıca yağını da margarin, sıvıyağ ve tereyağ karışımı olarak ayarladım. Gerisi fotoğraflardan anlaşılır sanırım. Ama mutlaka deneyin, çayın yanında harika oluyor, özellikle de tarçın çok yakıştı iyi ki eklemişim... Pişirme süresi fırına göre değişir, ben yaklaşık bir saat pişirdim, son 10 dakika kadar içini çekmesi için fırın ısısını en düşüğe getirdim, sonrasında fırında bir on dakika daha beklettim. Evet fazla söze gerek yok, fotoğraflar konuşsun deyip, sizleri görüntülerle başbaşa bırakıyorum... Deneyenlere şimdiden afiyet bal şeker olsun....



Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

3 Mayıs 2011

MAKARON

Uzuuuun zamandır yapmayı tasarladığım makaronları geçtiğimiz paar günü yaptım. İlk deneme için %50 başarılı kabul ediyorum kendimi çünkü ilk tepsi gayet güzeldi, ama ikinci tepsi kakaolu olanlar maalesefki başarısız oldu, ve ufalayıp dondurucunun derinliklerindeki yerini aldı.

Tarif olarak Bizim Pastane Zinnur'un tarifinden yola çıktım, Işıl Ablamın püf noktalarından hem görsel hem de telefonla destek aldım. Sağolsun Işıl Abla geçen yıl Ankara ziyareti sırasında birbirinden güzel makaronlarından hediye olarak getirmişti. Her ikisine de burdan teşekkürlerimi gönderiyorum.

Bakalım ilk makaronlarımı sizler beğenecek misiniz?



Tarif vermiyorum, bağlantılara yönlendiriyorum sizleri, Zinnur bütün ayrıntılarını vermiş gerisi size kalmış.

 Kendi görüşüme gelince, biraz şekerini fazla kaçırmışım çok tatlıydı, ikinci tepsimin başarısız olma sebebi ise bir karışım hazırlayıp ikiye bölmem yüzünden oldu sanırım. İlk tepsinin ölçüleri tutmuş ama kakaolu olan biraz fazla yoğundu pişerken yanardağ lavları gibi akmaya başladılar. İçlerinden ancak 2-3 tanesi kurtuldu, diğerleri dediğim gibi dondurucunun derinliklerindeki yerini aldı.

Evet sizler nasıl buldunuz?

Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

22 Nisan 2011

SOĞAN ÇORBASI

Bu aralar işlerimin en yoğun dönemleri. Sanki dokuz ayın bütün çarşambaları bir araya gelmiş, o derece yoğunum, akşamları mesai yapıyorum, haftasonları çalışıyorum, eve ancak yatmaya gider oldum. Neyse ki az kaldı, yakında rahatlayacağım.

Soğan Çorbasını yapalı çok oldu, ama daha bahara kavuşamadığımız için  tekrar yapıp içmeli. Antibiyotik yerine :)


 4-5 Adet Kuru Soğan
4 Çorba Kaşığı Un
Tereyağ
1/2 Kutu krema
4-5 Su bardağı Su
Üzeri için 1-2 dilim ekmekle yapılacak kruton
tuz, karabiber

Yapılışı

Soğanları  yemeklik doğrayın, tereyağ ve un ile hafif pembeleşinceye kadar kavurun. Suyunu, tuz ve biberi ekleyip soğanlar yumuşayıncaya kadar pişirin. Soğanlara yumuşayınca isterseniz blendır ile soğanları ezebilirsiniz. Ben ezdim. Ve kremasını karıştırıp bir taşım daha ocakta tutun. Üzerine 1-2 dilim ekle yaptığınız krutonları ekleyip servis edin. Servis sırasında isteğe göre biraz yağda kızdırılmış kırmızı biber de gezdirebilirsiniz.
Yakında Görüşmek üzere hala soğuk geçen bu günlerde sıcacık Soğan Çorbasıyla başbaşa bırakıyorum sizi.


Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

18 Nisan 2011

UTKUMUN DOĞUM GÜNÜ

Bitanecik yiğenim, minik kuzum, sevimli yaramazım Utku Burak 15.04.2011'de Bir Yaşını doldurdu. Aile arasında küçük bir kutlama yaptık. Menü  babaannesi, annesi, anneannesi  ve benim tarafımdan hazırlandı. MİNİK YARAMAZIM Allah sana sağlıklı, hayırlı ömürler versin, anneciğin, babacığın ve bizlerle hep mutlu yaşa inşallah.



İşte Pastamız: Antep Fıstıklı Çikolatalı



Menüde patatesli midye Poğaça annem ve Filiz


Şeker hamurlu ve royal ıcingli kurabiyeler (Benim yaptığım acemi kurabiyeler) Şeker hamurunu marshmallow şekerle yaptım, biraz zorlandım.

Kıymalı Ispanaklı Börek
(Annem)



Zeytinyağlı Yaprak Sarması
(Annem ve Teyzem)




Marmelatlı Sable Bisküvisi
 (Annem ve Filiz)









Mercimekli Köfte ile










Ben görüntüleri aldıktan sonra sofraya gelen anneannesinin yaptığı Peynirli ve Kıymalı Su Böreği vardı. Ellerine sağlık Sevim Teyze.


Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

11 Nisan 2011

PEYNİRLİ TUZLU KEK

Soğuk bir Ankara gününden herkese merhaba, haftanın ilk günündeyiz, güzel bir hafta geçirmenizi dilerim.  Peynirli Tuzlu Keki yapalı neredeyse bir ayı geçti, iyice bayatlamadan ve ben ölçülerimi unutmadan tarifi paylaşsam iyi olacak. Bu keki yaptıktan sonra ertesi güne aynısından iki tane daha yaptım. Hatta bir kısmını da dilimleyip dondurucuya kaldırdık.

Bunu arkadaşıma giderken yapıp götürmüştüm, iç malzemesini biraz fazla yapınca hepsini katmadım dolaba kaldırdım başka bir tarifte değerlendiririm diye sonra evdekiler de isteyince malzemeyi biraz daha çoğaltıp iki tane yaptım. Malzemeleri tamamen evde bulunan aklıma, gözüme takılanlarla oluşturdum.

PEYNİRLİ TUZLU KEK
Malzemeler (6-8 Kişilik)
3 Yumurta,
1 Su Bardağı Süt,
2 Yemek Kaşığı Yoğurt,
1 Çay bardağı sıvıyağ,
1 adet dondurucudan kırmızı biber(Hepsini koymayabilirsiniz, yarıdan biraz fazlası yeterli)
1 Tutam kıyılmış deretotu-maydanoz,
1 Kahve fincanı dolusu rendelenmiş beyaz peynir,
1 Kahve fincanı dolusu rendelenmiş Kaşar Peyniri,
2-3 Adet minik doğranmış ceviz içi
2-3 Su Bardağı Un,
Bir tutam tuz, Kabartma tozu,
Üzeri için susam ve dolma fıstığı.

Hazırlanması

Karıştırma kabına yumurtaları kırın, bir tutam tuzla mikserle biraz çırptıktan sonra, sıvı malzemeleri karıştırın. Peynirleri, maydanoz-dereotunu ve minik minik doğradığınız kırmızı biberleri ve ceviz içini de katıp yavaş yavaş unu ve kabartma tozunu ekleyip kek kalıbınıza karışımı dökün. Üzerine dolmalık fıstık ve susam döküp, önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar (yaklaşık 40-45 dakika sürdü benim fırınımda) pişirin. Ilıdıktan sonra kalıptan çıkartıp servis yapın.  Dereotunu pek sevmesem de bu keke çok yakıştı. Hatta kırmızı biberi bile fazla sevmem ama bu kek sayesinde ikisini de severek yedim. 

Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

6 Nisan 2011

KIZARTMA HALKA TATLISI (PORTAKALLI)

Lezzet Dergisinin Nisan sayısını incelerken gözüme çarptı, aslında anneciğim özellikle biz çocukken çok sık yapardı. Cumartesi günü dişime dolgu yapıldı, doktorum bir-iki saat bir şey yeme deyince eve geldiğimde kurtlar gibi açtım. Üstüne bir de dergideki birbirinden güzel tarifleri görünce açlığım tavan yaptı. Önce dolapta akşamdan kalan erişte ve 3-4 adet lahana dolmasını yedim ama kesmedi. Dergide de bu güzelleri görünce dayanamadım kalktım yaptım. Öyle gözüm dönmüş ki hemen kendime göre kızartıp yedim. Kalan hamuru da sarpaklayıp buzdolabına kaldırdım pazar kahvaltısında tüketmek için. 
 Annem portakal kabuğu koymadan yapardı bu tatlıyı bize. Eskiden şimdiki gibi derin donduruculu dolaplar olmayınca buzlukta saklanacak börek, çörek, kek vs. olmazdı.  Acil bi misafiri ya da karşı komşu çaya geldiğinde hemencecik yapar herkesi şaşırtırdı. Aynı hamurun tuzlusunu yapar arasına maydonozlu peynirli harç koyup minik poğaçalar şeklinde kızartıp, hem tatlısınu hem tuzlusunu çay demlene kadar yapıverirdi. Aslında geçmiş zaman kullanıyorum ama hala bu gibi durumlarda yine yapar canım annem. Şimdi her daim buzlukta ikramlık bir şeyler bulunuyor, ama yine de olmadığı zamanlar olursa bu halkalar kurtarıcı görevi görüyor. Sizlere de tavsiye ederim.  Beş çayına, çocuklar okuldan gelince atıştırmalık olarak yapabilirsiniz. Çok konuştum galiba, artık tarif zamanı. Dergideki ölçülere aynen uydum. Oldukça bereketli bir hamur çıkıyor.
PORTAKALLI HALKA TATLISI (4-6 Kişilik)

Malzemeler
1 Yumurta,
1 Çay Bardağı sıvıyağ,
1 Çay Bardağı süt,
1 Çay Bardağı toz şeker,
1 Paket Kabartma Tozu,
1 Paket Vanilya,
2 Yemek Kaşığı Portakal Kabuğu Rendesi,
Un, kızartmak için sıvıyağ
Üzerine pudra şekeri ve tarçın (dergide eritilmiş çikolata ile süslenmişti ama benim beklemeye sabrım yoktu)


Yapılışı
Karıştırma kabına sıvı malzemeleri katın içine yumurtayı kırıp, portakal kabuğu rendesi, un, kabartma tozu ve
vanilyayı ekleyip yumuşak bir hamur elde edinceye kadar yoğurun. 
Unlanmış tezgahta 1.5 cm kalınlığında merdane ile açıp, kurabiye kalıbı veya çay bardağı ile kesip daha küçük bir kalıp ile ortasını delip halka şeklini verin. Kızdırılmış bol yağda kızartıp kağıt havlu serdiğiniz servis tabağına alın. Ben ortasından çıkanları da kızartıp tekrar ortasına koydum. Pudra şekeri ve tarçın ekip çayla servis yapın. 


Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

24 Mart 2011

YASAK DEVAM EDİYOR MU

Bloğuma bir ulaşıyorum, üç ulaşamıyorum. Nedir bu ya? Hani yasak kalkmıştı daha bitmedi mi bizim çilemiz. Aslında daha önceki yıllarda bloggerda yaşadığım sorunlar nedeniyle bloğumu wordprese taşımıştım ama  oralara pek alışamadığım için ve bloggerdaki sorunlar da düzelince tekrar yuvama döndüm, şimdi de ısrar ve inatla sıkıntılar kalkacak diye bekliyorum, hiç bir yere gitmiyorum. Ama daha ne kadar dayanırım bilmiyorum...

Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

21 Mart 2011

KREMALI MANTARLI SPAGETTİ ve MANTARLI KARİDES

Nihayet yasaklar kalktı ve özgürce bloglara girebiliyoruz. DNS ayarlarını değiştirerek ulaşım olsa da bloga yazmak içimden gelmedi.  Umuyorum ve diliyorum bu son olsun, bir kişi için milyonlarca insan cezalandırılmasın.

Mantarlı spagetti ve karidesi yasak uygulaması başlamadan hemen önce yapmıştım, ancak ulaşım engellenince eklemedim, ekleyemedim...

Kremalı Mantarlı Spagetti İçin ve Mantarlı Karides için toplam 500 gr. mantar kullandım.
Karidese yaklaşık 300 gr, spagetti için de kalan 200 gr.ı kullandım.

1 adet kırmızı kapya biber, 1 adet yeşil biber ve mantarı doğrayıp az yağda soteledim.Tuzunu biberini ekledim.  Bir paket makarnayı haşladım, sebze karışımın içine 100 ml. (1/2 kutu) kremayı ekleyip kaynatmadan kapattım. Haşlanan makarna ile mantarlı sosumuzu  harmanlayıp servise hazırladım.


Karides için de Super fresh'in ayıklanmış, dondurulmuş paketini kullandım.
Karidesleri paketteki süreye uyarak haşladım, tereyağ-sıvıyağ karışımında 1 adet kırmızı kapya biber, 1 adet yeşil biber ve mantarı soteledim, 3 diş sarımsak ve bir tutam kekik ekleyip sarımsaklar kokusunu verince 3-4 kaşık domates püresini, tuzunu biberini ekleyip karidesleri koydum. Mini ızgara tepsisine alıp ızgarada önce 10-15 dakika kadar pişirdim, sonrasında üzerini kapatacak kadar kaşar peyniri rendesi döküp peyniri eriyince kadar kızarttım. Ev ahalisi karidesin sosuna rağbet etti, karides benim dışarıda yediklerime göre biraz sert oldu, ama ben sevdim, geçtiğimiz günlerde aynı sosla tavuk ızgara yaptık, o da çok güzel oldu... Sanırım bu sosu  daha bir çok yemekte kullanacağım... Hepimize yasaksız özgürce dolaşabileceğimiz blog okumaları diliyorum.
Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

2 Mart 2011

YİNE YASAKLANDIK

 
NEDİR BU? YİNE YASAKLANDIK... NE ZAMAN BİTECEK BU ANLAMSIZ YASAK? BİR KENDİNİ BİLMEZ YÜZÜNDEN NEDEN MİLYONLARCA İNSAN CEZALANDIRILIYOR?  

http://www.ktunnel.com/
BU ADRESDEN BLOGLARA ERİŞİM ŞİMDİLİK VAR. AMAN DUYMASINLAR YOKSA O DA YASAKLANIR :) NE KADAR DEMOKRATİK, NE KADAR ADİL BİR SİSTEMİMİZ VAR... DİLERİM EN KISA ZAMANDA YAPILAN BU HATA BU ADALETSİZ KARAR GERİ ALINIR VE YENİDEN YASAKSIZCA BLOGLARIMIZA KAVUŞURUZ.



Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

18 Şubat 2011

BULGUR PİLAVI (KABAKLI)

Bilenler bilir, bilmeyenler için de tekrarlayım ben mali müşavirim. Bir mali müşavirin en yoğun olduğu dönemler de yılın bu dönemleridir taaa ki Nisan ayına kadar da bu yoğunluk sürer gider. Sevgili arkadaşım, hemşehrim, komşum Narince Necla'm  önceki gün yorum yazmış Portakallı İrmik Helvasına

NarincE dedi ki...Gelip gidip bu helvaya yorum yazıyorum, hadi yenile artık sayfayı:)) diye... 
 
 Ah Neclacığım bir bilsen yoğunluğumu... Oysa ben de sıkıldım Portakallı İrmik Helvasını görmekten... Bu tarif de sana gelsin o zaman :)) Haftasonu mutfağa girip bişeyler denedim gerçi ama görüntüleri hemen aktaramadım, biraz da içime sinmedi aceleyle akşam karanlığında çekilen fotolar.  Belki sonra eklerim. Neler mi yaptım derseniz, karides güveç ve kremalı mantarlı makarna yaptım. Pardon hemen düzelteyim karidesi ben yaptım, makarna ise annem ve Filizin ortak çalışmasıyla yapıldı. Karidesi ilk defa evde denedim, dışarıda yediklerim gayet güzeldi ama benim yaptığım biraz sert oldu, nedendir bilemedim. Ev halkı da abim hariç önyargılıydı  karidese. En çok sosu beğenildi diyebilirim. Bana kalırsa da öyleydi zaten :)) 
 
Sayfayı tarifsiz bırakmamak için  görüntüsü de çok hoşuma gitmese de Kabaklı Bulgur Pilavını  ekliyorum. Akşam işten gelindi, hemencecik anneciğimin yaptığı nefis portakal sulu z.yağlı pırasanın yanına kurutulmuş kabaklı bulgur pilavı yapıldı. Eee işten gelmişiz, acıkmışız beklemeye tahammül yok o zaman da eldekilerle idare edilecek, akşam karanlığı denmeyecek, gün ışığına hasret fotolar çekilecek.
 
 
Bulgur pilavı tamamen ölçüsüz ve doğaçlama oldu. Pırasayı görünce yanına ne yapsam diye düşünürken bulgur pilavı yapayım dedim. Erzak dolabından bulguru alırken gözüme Filizciğimin yazın  kötü olmasınlar diye dilimleyip kuruttuğu kabaklar takıldı. Patlıcanlısı olur da kabaklısı olmaz mı deyip katıverdim bulgurların içine. Hatta elimi biraz korkak tutmuştum, sevmezsek diye ama bir dahaki sefere daha cömert davranacağım kabakları eklerken...

Bir küçük soğanı tereyağ-sıvıyağ karışımında pembeleştirip bir sap da yeşil soğanı ekledim, bu arada sıcak suyu hazır edip bir avuç kurutulmuş kabağı 5-10 dakika sıcak suda yumuşattım. Bir yemek kaşığı kadar arpa şehriyesini de soğanlarla kavurup, yazdan hazır ettiğimiz domates konservesinden bir-iki kaşık ekleyip, bulgurunu kattım. Birlikte 2-3 dakika kavurup, yumuşayan kabakları, sıcak suyu ve tuzunu da ekleyip kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirdim. Bulgur pilavı  domatesli ise biraz sulu kalmasını severim. Burda da öyle yaptım, ama sadece arpa şehriye ve bulgurla birlikte pişecekse suyunu iyice çekip kuru kalmasını isterim... Sizler de damak tadınıza göre suyunu ayarlayıp uygun zamanda ocağı kapatın biraz demlenmesine müsade edip servis yapın.

Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

23 Ocak 2011

PORTAKALLI İRMİK HELVASI

Geçtiğimiz günlerde aceleyle yapılan irmik helvası...

Değişik bir aroma vermesi için portakal kabuğu rendesi ekledim.. Güzeldi... Sizler de denemek isterseniz tarifi bir kaç satır aşağıda...


2 su bardağı irmik
1,5 su bardağı şeker
1,5 su bardağı süt
1 su bardağı su
125 gram tereyağ
2-3 Kaşık Dolma Fıstığı
1 Adet Portakal Kabuğu Rendesi ve Suyu

******************
Yağı eritip fıstığı kavurun,  irmiği ekleyip rengi dönene dek kısık ateşte kavurun. Kavrulduktan sonra şekerini ekleyin. Portakal kabuğu rendesini bu aşamada ekleyin. Su, portakal suyu ve sütü kavrulup esmerleşen irmiğe ekleyin (Ben Soğuk Ekledim). Tencerenin kapağını kapatıp suyunu çekmesini bekleyin. Suyunu çekince ocağı kapatıp 10 dakika demlenmeye bırakın.  Bu arada daha önce de çilolatalısını yapmıştım onun tarifi de burda, bence ikisi de lezzet konusunda birbiriyle yarışır, artık hangisini denemek isterseniz, belki de ikisini birden denersiniz...

Ilık servis yapın.

Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

17 Ocak 2011

KEREVİZ SALATASI

Şöyle bol yoğurtlu kereviz salatasına ne dersiniz. Ben çok severim cevizi de bol olacak tabi...


Kerevizi rendelemeden önce yoğurdunu hazır ederim her zaman, çünkü kararmasın diye üzerine limon suyu dökmektense rendelenmiş kerevizi anında sarımsaklı yoğurduyla buluşturmak daha pratik gelir bana. İçine bir kaç adet dövülmüş ceviz, tuz. Üzerinde kullandığım ceviz, kereviz yaprakları ve kırmızı biber turşusu da gözümüze hitap etti; bir miktar sızma z.yağını da ihmal etmeyelim...

Bu da kerevizin tarladaki hali... Burada da kerevizin faydaları var, göz atmak isterseniz buyrun...

Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...

11 Ocak 2011

Kızarmış Ekmek Yatağında Cevizli Kurutulmuş Domates

Haftasonu pazar kahvaltısına değişik bir alternatif arayışı içindeyken blogların birinde görüp, ilham alarak yaptığım Cevizli, Kurutulmuş Domatesli  salata mı desem, meze mi... Adını siz koyun :)
Tam olarak hangi blogta gördüğümü hatırlayamadığım için link veremiyorum, zaten ben de aklımda kaldığınca yaptım ve kendimce değiştirdim, çünkü o tarifte bolca kuru soğan kavruluyordu. (18.01.2011 EKLEMESİ: Tesadüfen nerde gördüğümü buldum. Sevgili Didem'in sayfasındaymış, değişik bir alternatif için ona da göz atın derim)

İlk defa deneyeceğim için ölçüyü az tuttum ama bundan sonra daha sık yapacağım. Hatta misafir menülerinde akşam beş çaylarında da çok güzel olacaktır eminim...

 8-10 dilim  kurutulmuş domates
 1 dilim ekmek (kruton yapmak için)
 1 diş sarımsak
 bir tutam maydonoz
 3-4 adet dövülmüş ceviz içi
 Ufak bir parça tereyağ, 1 tatlı kaşığı zeytinyağ, tuz, nar ekşisi
Domatesleri sıcak suda 5-10 dakika bekletip yumuşattıktan sonra küçük  parçalar halinde doğrayın.Bir dilim ekmeği (dondurulmuş çavdar ekmeği kullandım) küçük kareler şeklinde doğrayıp az tereyağı ilavesi ile tavada kızartın, tavadan almadan önce doğranmış bir diş sarımsağı ekleyip karıştırın. Ekmekleri servis tabağına alıp, aynı tavada doğranmış domatesleri az zeytinyağında 2-3 dakika soteleyin. Bu aşamada tuzunu ekleyin. Ekmeklerin üzerine domatesleri, ince kıyılmış maydanozları, dövülmüş cevizi  ekleyip en son üzerine nar ekşisi gezdirip servis yapın.

Ziyaretiniz İçin Teşekkür Ederim, Her Zaman Beklerim... Aysel...