31 Mayıs 2008

GECİKMİŞ BİR MİM BORCU


Bu aralar hem evde hem de işimde yoğunum... Benim işim muhasebe, işimi severek yapıyorum ancak son zamanlarda o kadar çok mevzuat değişikliği oldu ki artık nerden bulaştım dedirtiyor bana... Bazen arkadaşlarıma da "Bir daha dünyaya gelirsem ve siz de beni görürseniz beni uyarın muhasebeci olmayım" diyorum :)



İşin esprisi bir yana sevmeden yapılamayacak mesleklerdendir muhasebe... Ben de sevdiğime göre artık geri dönüşü yok. Ellbette her mesleğin kendince zorlukları vardır. Bence en çok mesleğini geliştirmek ve gündemi takip etmek zorunda kalan meslek grubunun başında doktorlarımız gelir, ikinci sırayı hukukçulara verirsek üçüncü sırada da muhasebeciler olmalı diye düşünüyorum...



Şirin mi şirin, tatlı mı tatlı blogcu arkadaşım, tanımaktan çok mutlu olduğum Maksat Muhabbet Olsun-Pınar'cığım nam-ı diğer Tombuk beni mimlemiş. Epeyce zaman geçti cevap vermek için ama durumum ortada taşınma telaşı, iş yoğunluğu vs. bir türlü zaman bulup yazamadım...


Mim konumuz okuduğumuz, okumakta olduğumuz ve okumayı planladığımız kitaplar...



Kitap okuma sevdası ilkokulda Cin Ali serisiyle başladı :) Hala Cin Ali serisi bende mevcuttur. Bir arkadaşım hediye etmişti beş-altı yıl önce ve çocukluğumun hatırası olarak saklıyorum. Çok severdim o zamanlarda Cin Ali kitapları okumaya. Sonrasında ilkokul ikinci sınıfa giderken okulumuzun düzenlediği bir resim yarışmasında üçüncü olunca bana ödül olarak Yalvaç Ural'ın bir şiir kitabı hediye edildi... Bu kitapla birlikte okuma sevgisi bende giderek yer etmeye başladı...



Hayatımın her döneminde kitaplar oldu. Kitapsız bir hayat düşünemiyorum. Son zamanlarda yoğunluktan dolayı okuyamıyorum ama eksikliği çok fazla hissediyorum...


**
Önce severek okuduğum bazı kitaplarımı sayayım.

**
Ayşe Kulin'den Sevdalinka, Füreyya, Nefes Nefese,
Zülfü Livaneli'den Mutluluk, Leyla'nın Evi,
Ziya Elitez'in düzenlediği Mevlana'dan Altın Öğütler,
Orhan Pamuk-Kar
Turgut Özakman'ın Çılgın Türkler'i
Rahmetli Babamın kitaplarından Aziz Nesin'den Zübük, Yüz Liraya Bir Deli, Şimdiki Çocuklar Harika...


**
Şiir kitaplarımdan bazıları ise


Özdemir Asaf'dan Yalnızlık Paylaşılmaz,
Yaşar Kemal'den Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana,
Hayyam Şiirleri


**
Yabancı Yazarlardan Okuduklarım

**
Milan Kundera- Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği,
Rhonda Byme-Secret,
Maeve Binchy- İtalyanca Aşk Başkadır, Yalnız Kadınlar Sokağı, Bir Dilek Tut Benim İçin,
Robin Sharma- Ferrasini Satan Bilge, Koza Kelebeği Bilmez,
Kathleen Mcgowan- Beklenen,(Son Okuduğum Kitap)


**
Okumakta olduğum kitabım yok çünkü yukarıda bahsettiğim gibi yoğunum, taşınma telaşı bitince hemen bir kitap alacağım....


**
Okumayı planladığım kitapların başında Elif Şafak-Siyah Süt, Turgut Özakman-Diriliş, Ayşe Kulin-Veda ve mesleki kitaplarım tabi ki onları unutmamak lazım; Vergi Mevzuatı, Uluslararası Raporlama Standartı,


**
Pınarcığım geciktiğimi biliyorum ama mazeretim var :) Kitaplarımın hepsi kutulandığı için kitaplarımdan görüntü veremiyorum... Ben de kimi mimlesem diye düşündüm ve aramıza yeni katılan ve bloğunda lezzetli yemeklerinin yanı sıra ilginç hikayeler de paylaşan aynı zamanda meslektaşım Derya'yı mimliyorum tabi kabul ederse... (Yazımın fotoğrafsız olmasını istemedim ve yine annemin çok sevdiği Yılbaşı Çiçeğinden bir görüntü)


Ve Mevlana'dan Altın Öğütler
  • Sen fikirden ve düşünceden ibaretsin. Senin varligin bunlardandır.Geri kalan sinir ve kemiktir ki onlar hayvanlarda da vardır.
  • Ne kadar bilirsen bil, soylediklerin karsindakinin anlayabildigi kadardir.
  • Kimde bir güzellik varsa, bilsin ki ödünçtür.
  • Keskin kılıç yumuşak ipeği kesmez.
  • Gülün dikene katlanması onu güzel kokulu yaptı.
  • Bu dünya bir ağaca benzer; biz de bu ağaçta yarı ham, yarı olmuş meyveler gibiyiz.
  • Kitaplardan önce kendimizi okumaya çalışalım.


Herkese bol kitaplı günler... Sevgiyle...

23 Mayıs 2008

PEYNİRLİ KIRMIZI BİBERLER

Bu biberleri geçenlerde sevgili abiciğimin doğum gününde yapmıştım. Akşam yemeğinde ona küçük bir süpriz hazırlayıp yakın 2 arkadaşımızı ve abimin nişanlısını çağırdık. Annemin harika yemeklerinin yanına ben de bu biberleri yapıverdim. Bu biberleri yemeğe gelen Oyacığım da çok sever. Oyacığım yakında beni teyze yapıcak :)
Hepimizin sık sık yaptığı bir tarif... Bu da benden olsun dedim...


Akşam eve dönerken hemen bir şişe konserve biber aldım. Büyüklüklerine göre iki veya üçe böldüğüm biberlerin içine bir kapta ezdiğim beyaz peynir, kekik ve kırmızı pul biberli karışımdan birer tatlı kaşığı koyarak sardım ve bir kısmını açılmamaları için yeşil soğanlarla bağladım. Bir kısmını dedim çünkü aceleden hepsini bağlamaya vaktim kalmadı. Ama bağlayamadıklarımda da sorun çıkmadı, açılmadılar... Soğanları sıcak sudan geçirip bağlaması daha kolay oluyor. Misafir sofralarına çok yakışıyor...

Siz ne dersiniz???

17 Mayıs 2008

PORTAKAL REÇELİ


Artık yaz meyvelerinden reçel yapıyoruz ama annemin portakal reçelini ben çok severim. Gerçi portakal reçeli diyorum ama içinde portakalın yanı sıra limon ve greyfurt da var.

***** ***** *****
Artık incir reçeli, çilek reçeli yapma vakti gelmişken portakal reçeli nerden çıktı diyeceksiniz ama reçel yapılalı epeyce oldu. Arşivimde bulunmasına adına eklemek istedim...
***** ***** *****
Reçelimiz için
5 Adet orta boy portakal,
2 Adet greyfurt,
1 veya 2 Adet limon,
Şeker miktarı ise annemin pratik ölçüsüyle. (Meyveleri doğradıktan sonra bir kaba koyun. O kabın yarım ölçü fazlası kadar. Yani İki kap meyve çıkarsa 2.5 kap şeker)
***** ***** *****
Portakal, greyfurt ve limonları iyice yıkadıktan sonra kabukları rendenin ince kısmıyla rendelenir. Çok fazla derine inmenize gerek yok. Greyfurt kabuğu haricinde diğer kabukların rendesini atmayın kek ve kurabiyelerde değerlendirmek üzere buzdolabı poşetlerine koyup buzluğa kaldırabilirsiniz.
***** ***** *****
Meyveler bütün halde iken su dolu büyükce bir tencereye alıp 1.5 yemek kaşığı tuz ekleyerek 2-3 saat bekletin. Sonrasında 3 gün boyunca suyunu sık sık değiştirin. 3. günün sonunda sudan alarak hafifce sularını sıkın. Ortadan ikiye bölüp çekirdeklerini çıkartarak eşit boyda doğrayın.
***** ***** *****
Meyveleri ölçerek tencereye alın. Üzerine meyvelerin 1.5 katı fazla şeker ve 1 çay bardağı su ekleyerek kısık ateşte kıvamını alana kadar yaklaşık 25-30 dakika kaynatın. Soğuduktan sonra kavonozlara alıp afiyetle yiyebilirsiniz.

Sevgili Yıldız'ın düzenlediği Mandalina ve Portakallı Tarifler Etkinliğine işlerin yoğunluğu nedeniyle hazırlanamadım, arşivdeki eski tarifler ile katılmamı uygun gören Yıldız'a kolaylıklar diliyorum. Sevgiler Yıldız.

14 Mayıs 2008

KROKANLI TATLI


Uzuuuun zamandır arşivde sessizce sırasını bekleyen krokanlı tatlıyı paylaşmak istiyorum. Çok hafif ve lezzetli olduğunu ilk başta belirteyim.


Malzemelerimiz çok kolay:


Tabanı İçin
  • 1 Paket Eti Burçak Bisküvi
  • 1 Fincan süt

Puding İçin
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1lt süt (Pınar)
  • 5 yemek kaşığı toz şeker
  • İnmeye yakın 50gr tereyağı
  • Üzerine 1.5 Su Bardağı Fındık Krokan

Bisküvileri elimizle yada mutfak robotunda parçalayalım. 1 fincan sütle ıslatarak kelepçeli kalıbımızın tabanına döşeyelim.

Diğer tarafta tencereye aldığımız puding malzemelerimizi karıştırarak koyulaşıncaya kadar pişirelim. İnmesine yakın arzu edersiniz tereyağını da ekleyelim ve kabuklanmaması için karıştırarak soğutalım. Bisküvileri sütle ıslattığımız için pudingimizi ılıdıktan sonra üzerine yayalım. Aslında ben burda kullanmadım ama damla sakızı bu tatlıya çok yakışıyor. Eğer varsa ve tadını seviyorsanız pudingimiz pişerken dövülmüş damla sakızı da ekleyebilirsiniz.

Ve final zamanı 1.5 su bardağı ufalanmış fındık krokanı pudingimizin üzerine serperek süsleyelim. Dolapta 2-3 saat dinlendirdikten sonra tatlımız servise hazırdır.

Aslında fındık krokanın tarifini ayrıca verecektim ama Sevgili Burçin sayfasında çok güzel tarif etmiş. Tarif için sizi Burçin'e yönlendiriyorum. İlerleyen zamanlarda tekrar krokan yaparsam arşivimde bulunması adına ekleme yaparım...



Denemek isteyen herkese şimdiden afiyetler olsun...

Bu güzel çiçek de annemin gözü gibi baktığı ismini bilmediğimiz çiçeği :)) Yaprakları Afrika menekşesini andırır gibi tüylü ama çiçeklerinin Afrika menekşesiyle alakası yok. Yılın bu zamanlarında açıyor. Ve bizleri görüntüsüyle mest ediyor....

10 Mayıs 2008

CANIM ANNEME


Canım Anneciğimin ve Tüm Annelerimizin Bu En Güzel Günü Kutlu Olsun...

5 Mayıs 2008

MEYVELİ TART

Kuzenim Amerika'ya gidiyor bu hafta sonu... Hep birlikte yenilen güzel bir akşam yemeği üzerine bende meyveli tart yaptım... Tarifi akşama...


Eveeeettt akşam olmuş tarif zamanı gelmiş bile...
Aslında tarifede gerek yok bildiğiniz tart hamurunun üzerine klasik pastacı kreması (limon aromalı ve beyaz çikolata katkılı) onun üzerine de arzu edilen mevsim meyveleri...

Tart hamurunun mümkünse 1 gece dolapta bekletilmesi tavsiye ediliyor, ancak ben sadece 1 saat bekletebildim fazla vaktim yoktu.


Buzdolabında çıkartdıktan sonra kullandığımız kalıba uygun boyda merdane ile açarak elimizle kalıba yerleştiriyoruz.

Kabarmaması için çatalla delikler açtım ve üzerine 3-4 adet kabuklu ceviz koydum (Bir avuç kuru nohut da konulabilir). Bu arada fırından çıkan cevizlerin tadı harikaydı söylemeden geçemeyeceğim :))



Tartımız pişerken kremasını hazırladım ve ılınmasını beklerken de meyveleri doğradım. Ilıyan kremayı tartın üzerine yayıp meyveleri dizdikten sonra kararmamaları için bir miktar jöleyi fırça yardımıyla üzerlerine sürdüm...

Veeee afiyetle yenildi...

27 Nisan 2008

PATLICANLI ÜÇGEN BÖREK


Patlıcanlı üçgen börek YE-33'e ithaf olunur.
Gerçi ben Aralık ayında düzenlediğim YE-29 Zeytinyağlı Yemekler Etkinliğinden sonra etkinliklere katılmama kararı aldım. Neden derseniz etkinlik çok güzel yeni tarifler öğreniyoruz ama onları düzenleyip şekle koymak çok yorucu ve zaman alıcı. Ben de bu zorluğu yaşadıktan sonra etkinliklere katılmayıp tarifimi sayfamda Etkinliğe ithaf ederek yayınlamaya karar verdim.

Özlem'ciğim canım sana kolay gelsin arkadaşım. Kimbilir hangi güzel lezzetlerle tanışacağız sayende. Özlemle ben meslekdaşız Sevgili Özlem Etkinlik tarihini yoğunluğunun biteceği son güne göre ayarlamış ama Maliye Bakanlığı süreyi uzatınca bizim etkinlikde uzayıverdi :) Ben de dün fazla mesai yapıp beyannamelerimle uğraştım. Özleeeeemmm hadi sen de bitir şu beyannameleri de bir an önce böreklerimize kavuşalım....
Gelelim Patlıcanlı Böreğimize. Arşivde yayınlanmak üzere sırasını bekleyip duruyordu fazla bekletmeyelim artık...
Malzemeler (Bir tepsi İçin)
  • 4 Adet Yufka
  • 4 Adet Orta Boy Patlıcan
  • 1 Adet Orta Boy Soğan
  • 1/2 Bağ Maydanoz
  • Tuz, Kırmızı biber, Kara biber
  • 1.5 Su Bardağı sıvıyağ (Ben zeytinyağı kullandım)
  • 1 Çay bardağı süt
  • 1 Adet yumurta (Sarısı üzerine, akını yufkaları yağlarken kullanmak üzere)
Öncelikle iç harcımızı hazırlayalım. Patlıcanları yıkayıp kabuklarıyla dilimleyip tavla zarı formunda doğruyoruz. Sıvıyağın yarısını bir tavaya koyup patlıcanları kızartıyoruz. Kızardıktan sonra bir tabağa alıp aynı tavada (kalan yağ eğer fazlaysa bir kısmını alıp) soğanlarımızı kavuruyoruz.


Patlıcan ve soğanları bir tabakta karıştırıp içine ince kıydığımız maydanozları ve baharatlarımızı ekliyoruz. Eğer isterseniz bu harca kıymayı da kavurup ekleyebilirsiniz. Ama ben eklemedim.

Yufkaları tezgahımıza birer birer açıp kalan sıvıyağın içine 1 yumurtanın akını, 1 çay bardağı sütü ekleyip bu karışımla yağlıyoruz. Yumurtanın akını burda kullanmanın hem böreğimizin kabarmasına katkısı var hem de dolap köşelerinde bekletip atmaya kıyamayanlardansanız değerlendirmiş oluyoruz. Yufkaları ikiye katlayıp kalın şeritler halinde kesiyoruz. Her bir şeridimize hazırladığımız patlıcanlı harçdan koyup üçgen şeklinde sarıyoruz. Üçgen böreklerimizi tepsiye dizip, yumurta sarısı sürerek üzerleri kızarıncaya kadar fırında pişiyoruz.


Herkese afiyetler olsuuuuuunnnn...

20 Nisan 2008

ZEYTİNYAĞLI BAKLA


Sırada bekleyen tarifler birikti bozulacaklar artık :) Bakla mevsimi geçmeden zeytinyağlı bakla yapmalı... Dereotuyla yıldızımızın tek barıştığı yemek zeytinyağlı bakladır. Diğer yemeklerde mesela kabakda yada salata da tercihim değildir. Amaaa baklayı da onsuz yemem nasıl bir tezatsa benimkisi :)



Hemen Malzemelere Geçelim...



500 gr. taze bakla

Yarım demet dereotu

1 çay bardağı zeytinyağı

1 su bardağı su

1 adet büyük boy kuru soğan
2 adet kesme şeker
Tuz



Baklayı temizce yıkayın. Uçlarını kesip boylarına göre 2-3 parçaya bölün. Bir tencerede yağı kızdırın ve küçük küçük doğranmış soğanları rengi sararana kadar bir miktar tuzla kavurun. Baklaları ve şekeri ekleyin. Hepsini karıştırıp, tencerenin kapağını kapatın. 10 dakika kadar baklaları sarartın. Sonrasında suyumuzu ekleyip, hafifçe tencereyi sallayın. Tencerenin kapağını kapatın ve kapağını hiç açmadan orta ateşte yaklaşık 40-50 dak. pişirin. Ocağın altını kapattıktan sonra baklalar soğuyana kadar bekleyin. Servis tabağına alın. Üzerine sızma zeytinyağı gezdirin . Zeytinyağlı yemekler piştikten sonra üzerine zeytinyağı gezdirilmesi yemeğe ayrı bir lezzet ve parlak bir görüntü verir. Sarmısaklı yoğurt ve ince kıyılmış dereotuyla servis yapın... Yanında arpa şehriye pilavıyla harika oldu...
Herkese afiyet olsunnnnnn...

13 Nisan 2008

ÇİKOLATA TOPLARI (NAMI DİĞER TRUFF)

Misafir menüsündeki ikramlıklardan Çikolata toplarıyla (Truff) devam ediyoruz. Bir gece önce karışımı hazırlayıp ertesi sabahda yuvarlayıp şekil verdim.


Sanırım bu topları en çok Tuğba'cığımın kızı İpek sevdi. Böreklere fazla yüz vermeyen İpek bu toplardan en az 8-9 tane yedi sanıyorum :)

Bu topların yapımı tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış. İçine dilerseniz bayatlayan keklerinizi, eğer yoksa benim gibi evdeki Eti'nin Çifte Kavrulmuş Bisküvilerinden ve Bir miktar minik gofretlerden koyabilirsiniz...

Ben kek koymayı planlamıştım ancak bir gece önce aniden çaya misafirlerimizin geleceğini öğrenince bütün hazırlıklar gece yarısından sonra yapılmaya ertelendi. Bu durumda ben mini keklerimi ancak sabah pişirdiğim için bu topların içine de bisküvi ve gofret koymak zorunda kaldım. Zira kekleri akşam pişirebilseydim içine kek koymayı planlıyordum... Ama bisküvi ve gofretle de çok güzeldi...

Malzemelerimiz:


1 Kutu 200 ml. Sıvı Krema3 Paket 80 gr.lık Bitter Çikolata
1/2 Paketden Biraz fazla Bisküvi (Eti Çifte Kavrulmuş Kullandım)
ve Paketin dibinde kalan gofretleri değerlendirmek adına 7-8 adet küp gofret
2-3 Çorba Kaşığı Portakal Şekerlemesi,
Üzeri için Hindistan cevizi, kakao, file fındık, renkli şekerler

Yapım Aşamaları:
Kremayı ısıtmaya uygun bir kaba alıyoruz, içine ufak parçalara ayırdığımız bitter çikolatayı katıp kaynama noktasına gelene kadar karıştırıyoruz. Kaynamasına izin vermeden ocakdan alıyoruz.
Bir müddet ılındıktan sonra içine arzuya göre evde kalan keklerinizi ya da benim yaptığım gibi bisküvi ve gofretleri ufalayarak ekliyoruz. Karışımı iyice karıştırarak birbirine yediyoruz.
Bu aşamadan sonra hazırladığımız karışımı en az 4-5 saat oda sıcaklığında beklettikten sonra 4-5 saat de buzdolabında bekletiyoruz.

Ve şekil verme aşaması:
Bir kaşık yardımıyla küçük parçalar koparıp elimizle yuvarlayıp bazılarının içine Portakal Şekerlemelerimden koyup, kakaoya, hindistan cevizine, file fındığa ve renkli şekerlere bulayıp kağıtlara yerleştirdim. İkram sırası gelene kadar buzdolabında beklettim...


Yapımı biraz uğraştırsada ben bu çikolata toplarını çok seviyorum...

pembekalp
Herkese afiyet olsuuuuuuuunnnn...

10 Nisan 2008

ŞEKER HAMURLU TOP KEK (MUFFIN)


İlk defa denediğim şeker hamurlu -aslında tam da şeker hamuru değil, Sevgili Ayşe'nin tarifiyle marshmallowdan yaptığım şeker hamuru- top keklerimi bakalım beğenecekmisiniz.


İlk kez denediğim için biraz acemiliğim oldu... Kalıplarım kurabiye kalıbıydı, ayrıca süslemeye ayıracak fazla vaktim olmadığı için aceleyle bu kekler ortaya çıktı.


Bu kekler de geçen haftaki misafir menüsünden...

Mümkün olduğunca Muffin'i kullanmamaya çalışıyorum, bence dilimizde Türkçe karşılığı varsa karşlık gelen kelimeyi kullanmakta fayda var.



Gerekli malzemeler ;
. 2 yumurta (oda sıcaklığında bekletilmiş) + yaşpastanın kremasından artan 1 yumurta akı
. 4 kahve fincanı tozşeker
. 2 kahve fincanı sıvı yağı
. 1 Su Bardağı Süt
. 6 kahve fincanı un
. 2 Yemek kaşığı kakao
. 1 paket kabartma tozu
. 1 paket vanilya
. Damla Çikolata
. Portakal Şekerlemesi


Bu ölçülerde yaklaşık 16 adet top kek çıkıyor. (Oldukça bereketliydi ben kalanını Pazartesi işyerimdeki arkadaşlarıma götürdüm sağolsun onalarda diğer tadan arkadaşlarım gibi çok beğendiler)


Fırınımızı 175 derecede ısıtalım.
Yumurtalarımızı ve şekerimizi mikser ile iyice rengi beyazlaşana kadar çırpalım. Önce sıvı malzemelerimizi yani sütü, sıvı yağı ekleyip biraz daha çırpalım. Üzerine un,kabartma tozu, kakao ve vanilya ekleyelim. Mikser ile çırpmaya devam edelim. Kalıplarımıza kağıtları yerleştirip karışımımızı eşit miktarda dağıtalım. Ben bir miktar hamurdan döküp bir kısmına damla çikolata bir kısmınada portakal şekerlemelerimden koyup üzerine biraz daha hamurdan döktüm. Yaklaşık 40-45 dakika pişmeleri yeterli. Kürdanla pişmesini test edebilirsiniz. Piştikten sonra tezgahta biraz soğutup Yaman Ayşenin tarifiyle iki gün önceden hazırladığım marshmallow şeker hamuruyla süsledim. Tabi ben ölçü olarak 1 paket çilekli 1 paketde muzlu marshmallowlardan kullandım. Mikrodalgafırınım olmadığı için benmari sistemiyle erittim. Dediğim gibi işin içinde hem acemilik hem de zamansızlık olunca süslemesi tam istediğim gibi olmadı. Düzgün durmaları için keklerin üzerini bıçakla düzledim ama kalıplarımın ebatlarını göz ardı ettiğim için üzerini tam kaplayamadım. Bir dahaki sefere daha dikkatli ve geniş zamanda çalışacağım :) Burdan Ayşe'ye tarifi için teşekkür ediyorum. Sevgilerimi gönderiyorum.
Herkese Afiyet Olsuuuuuuunnn....

6 Nisan 2008

BEYAZ KREMALI YAŞPASTA



Cumartesi günü eski işyerimden arkadaşlarım bizdeydi. Hepsi çok sevdiğim birbirinden tatlı arkadaşlarım. Onlar için hazırladığım ikramlardan Beyaz Kremalı Yaşpastayla başlamak istiyorum... Aslında sırada bekleyen başka tarifler var ama arkadaşlarımın hepsi pastayı çok beğendiklerini söyleyince öncelik sırası değişti... Hepsi ayrı ayrı tarif isteyince bende siteye yazayım ordan alırsınız dedim (Reklamımı da yaptım :) ) Bu arada diğer hazırladıklarımı da sırasıyla vermeye çalışacağım (Yeşil Mercimekli Salata, Börülce Salatası, Şeker Hamurlu Top Kek, Çikolata Topları, Yalancı İçli Köfte Böreği, Peynirli Ispanaklı Börek)
Aslında nasıl bir pasta yapacağıma karar vermek zor oldu. En sonunda yılbaşında yaptığım pastanın beyaz kremalı versiyonunda karar kıldım...
Pandispanyasını yine Misss Zerrin'in tarifiyle yaptım. Zaten o da Kekevinden almış. Kekevinde birbirinden güzel tarifler var incelemenizi tavsiye ederim.

Pandispanya Hamuru İçin Malzemeler:
. 4 yumurta
. 3/4 su bardağı toz şeker
. 3/4 su bardağı elenmiş un
. 1 yemek kaşığı sıvı yağ
. 1 cimdik tuz

Pandispanyanın Yapılışı

Yumurta aklarını ve sarılarını ayırın. Aklarına hiç sarı değmemesi gerekiyor, yoksa hamurunuz olmaz. Aklarını cam yada metal derin bir kapta bir çimdik tuz ile hafif kar haline gelene kadar yüksek hızda mikserinizle çırpın. Şekerin yarısını ilave edip iyice katı kar haline gelene dek çırpmaya devam edin.

Ayrı bir kapta kalan şekerle yumurta sarılarını kabarıp krema gibi olana kadar çırpın. Açık sarı bir renk alana kadar çırpılması yeterli. Daha önce çırptığınız yumurta aklarının içine sarılarını ilave edip düşük hızda ancak karışana dek karıştırın.

Unu ilave edip yavaşça karıştırın. Kaşık yada spatula ile karıştırlması daha uygun olur.Ve sıvı yağı da ilave edip hafifçe karıştırın.

Kalıbınızı önce yağlayıp sonra unlayıp unun fazlasını silkeledikten sonra hamurunuzu dökün. Ben kelepçeli kalıp kullandım. 175 dereceli fırında kabarıp üstü pembeleşene kadar pişirin. Benimki yaklaşık 40-45 dakikada pişti. Hafif ılındıktan sonra kenarlarından bıçakla geçip kalıptan çıkarın. soğumaya bırakın. Ben Kalıbın kenarlarına ince ince kestiğim yağlı kağıtlardan koymuştum çıkartması kolay olsun diye. İşe yaradı ve daha kolay çıkarttım kalıpdan.

Ara ve üst kreması içinde Pastacı Burcu'nun tarifini çoğaltarak uyguladım.

Krema Malzemeleri

. 750 gr süt
. 3 çay bardağı toz şeker
. 1.5 çay bardağı un
. 3 tatlı kaşığı buğday nişastası
. 3 yumurta sarısı
. 1 paket vanilya
. 2 Paket Beyaz Çikolata (160 gr) (Benim eklemelerim)
. 1/2 Paket Krem Şanti (Benim eklemelerim)
Yapılışı
Yumurta sarısı ve şekeri mikserle hafifçe çırpın. Sütün bir kısmını ekleyip tekrar çırpın. Yumurta sarıları şekerle iyice kaynaşana kadar çırpmaya devam edin. Sonrasında unu ve vanilyayı ekleyip sütünü azar azar ekleyerek ocakta devamlı karıştırarak pişirin. Piştikten sonra iki paket çikolatayı kırarak kremaya yedirin. Karıştırarak ılınmasını sağlayın.

Pandispanya soğuduktan sonra ikiye kestim. Islatmak için muzlu süt kullandım. Birinci kata kremasını sürdükten sonra 3 adet muzu önce ortadan ikiye sonrada uzun parçalara keserek yerleştirdim. Üzerine ikinci katı koydum. Bu arada kalan krema iyice ılıdı ve 1/2 Paket Krem Şantiyi kremaya ekleyerek mikserle çırptım. Pastanın üzerini ve yanlarınıda bu kremayla kapladım. Üzerini bol miktarda hindistancevizi yanlarını da file fındıkla süsledim.
Herkese afiyet olsuuuuuuuunnn...

cupcakes

29 Mart 2008

NOHUTLU, YOĞURTLU, KÖFTELİ ÇORBA

Çorba etkinliğinde yayınlamayı düşündüğüm ama yetişemediğim çorbayla karşınızdayım... Çorbanın tam adını bilmiyorum. Lebeniye Çorbasına benziyor ancak Lebeniye Çorbasında çorbalık hamur yok... İçindeki malzemeleriyle besleyici bol vitaminli bir çorba... Sadece bu çorbayla bile doyuluyor başka yemeğe gerek yok :)

  • 1 Su Bardağı Haşlanmış Nohut,
  • 1.5 Su Bardağı Çorbalık Erişte,
  • 3 Su Bardağı Yoğurt (Süzme Yoğurt olursa 2.5 Su Bar. Yeterli),
  • 1 Su Bardağı Et suyu yoksa 1 adet etsuyu tableti,
  • 4 Su Bardağı su (Eğer Etsuyu kullanılmazsa 5 Bardak Su)
  • 150 gr. Dana Kıyma
  • 2 Yemek Kaşığı Un,
  • 1 Adet Yumurta,
  • Tuz, Nane, Karabiber,
  • 1 Kaşık tereyağ,
  • 2-3 Kaşık Sıvıyağ.

Önce kıyma tuz ve karabiberle yoğurulup minik köfteler yapılır. Su ve etsuyu tencereye alınır ve 1 tatlı kaşığı tuz ile kaynatılır. Çorbalık erişte bu suda diri kalacak şekilde haşlanır. Ocaktan alınıp soğutulur. Soğuyunca un, yumurta ve yoğurdu özleşinceye kadar karıştırılır, nohut eklenir duruma göre suyu azsa su ilave edilir ve karıştırarak ocakta pişirilir. Fazla kaynatmadan ocaktan alınır. Minik köfteler yağda kızartılır, çorbaya eklenir. Köfteler kızarınca aynı tavada kalan yağ ile nanesi kavrulur çorbanın üzerine gezdirilir... Çorbamız servise hazırdır... Herkese afiyet olsun... Tavsan

26 Mart 2008

PORTAKAL ŞEKERLEMELİ KURABIYE



Bu kurabiyeleri dün akşam yaptım; annemin bugün gelecek misafirleri için... Bir süre önce Lavantin'in bloğunda görmüştüm ve gördüğümden beri aklımdaydı yapmak. Annemin misafirlerini öğrenince de denemek için bu kurabiyeleri yapmayı teklif ettim...


Tarifin aslı burda. Ben elimdeki malzemelere göre biraz değişiklik yaptım. Lavantin tarifinde bir arkadaşın isteğine göre hayal edip yaptığını anlatmış. Doğrusu benimde ilgimi çekti bu tarif. İç dolgusunda geçenlerde yaptığım portakal şekerlemelerinden kullanınca benimki Portakal rüyası gibi oldu :)) Benim tarifim de aşağıda.



Bu ölçülerle yaklaşık 25 adet kurabiye çıktı.


İç Dolgusu İçin


  • 1 Adet yumurta


  • 2.5 Çay bardağı toz şeker


  • 1 Paket vanilya


  • 1/2 paket kabartma tozu


  • 1 Adet limon kabuğu rendesi


  • 1 Yemek kaşığı süt kaymağı


  • 1 Yemek kaşığı un


  • 5-6 yemek kaşığı portakal kabuğu şekerlemesi (Küp doğranmış)

Kurabiye Hamuru İçin

  • 1 Adet yumurta


  • 2 Yemek kaşığı toz şeker (Biraz daha fazla konulabilir pudra şekeri olursa daha iyi olur)


  • 1 Paket kabartma tozu


  • 1 Yemek kaşığı süt kaymağı


  • 1 Yemek kaşığı yumuşak tereyağ


  • 3 Yemek kaşığı yoğurt (Benimki süzme yoğurtdu)


  • Aldığı kadar un

İç dolgusunu hazırlamak için şeker ve yumurtayı çırptım ve diğer malzemeleri ekleyerek tekrar çırptım. Lavantin fırın tepsisinde pişirip soğuttuğunu yazmış ancak bizim fırın dolu olduğu için teflon tavada pişirmeyi denedim. Yalnız pişerken fazla sulandı tavaya çok yapıştı vs. Kıvamını toplamak için 2 yemek kaşığı un daha ekleyince biraz katı oldu ve azıcık sütle kıvamını açtım :))


İç dolgusu soğurken kurabiye hamuru malzemeleriyle yumuşak bir hamur yaptım. Ceviz büyüklüğünde hamurları elimle mermerde açtım içine dolgu harcından koyarak kapattım. Burda bir uyarım olacak hamuru çok iyi kapatmak gerekiyor çünkü benimkilerin bazılarından dolgusu pişerken akmış. Neyse ki fırın tepsisine yağlı kağıt sermiştim...


200 derecede hafif pembeleşene kadar pişirdim... Hamuru bana biraz şekersiz geldiği için piştikten sonra üzerine pudra şekeri eleyerek servise hazır ettim... Bu kurabiye üzerine çalışmalarım devam edecek çünkü tadı çok güzeldi... Portakal şekerlemeleri kurabiyenin içine çok yakışdı... Lavantine de burdan sevgilerimi gönderiyorum. Herkese afiyet olsuuuuuuun....

23 Mart 2008

ANKARA BULUŞMASI

İstanbullu blogcular buluşur da Ankara'dakiler buluşamaz mı??? Buluşurlaaaarr... İşte Sevgili Sevda'nın sayesinde çok da güzel buluşurlar...
Pınar, Elif, Eda, Hülya, Hülya, Mine, Begüm, Sibel, Betül, Neriman ve ben ayrıldıktan sonra katılan tanımayı çok istediğim ama bu seferlik kısmet olmayan Yeşim.

Arkadaşlar sizleri tanımak çok güzeldi... Sohbet inanılmaz güzeldi... Ve Sevda'ya böyle güzel bir buluşmaya öncülük ettiği için sonsuz teşekkürler... Artık darısı diğer buluşmalarımıza olsun inşallah...

19 Mart 2008

HAYIRLI KANDİLLER

Mevlid, "doğum zamanı" demektir. Hz Muhammed(SAV)'in doğum gecesi aynı zamanda Hicrî Rebiul-evvel ayının onikinci gecesidir.

Tüm müslümanların mevlüt kandili mübarek olsun...

17 Mart 2008

GECİKMİŞ YILBAŞI PASTASI


Son zamanlarda yine mutfağa fazla zaman ayıramaz oldum... Öyle aman aman bir arşivim de olmadığı için bloğumu nasıl güncellesem diye düşünüyordum... Aslında bu pastayı yılbaşında bize gelen arkadaşlarım için yapmıştım aynı zamanda canım anneciğimin de doğumgünü pastasıydı...

Ama dış ganajını sürmeyi iyi beceremediğim için zamanında tarifi vermemiştim... Şimdi siz ustaların fikrini almak istediğim için hem de sayfaya yeni bir şeyler eklemek için yayınlamaya karar verdim... Sizce ganajı düzgün sürememiş olmamın sebebi nedir? Tecrübelerinizi bana aktarırsanız sevinirim...

Bu pastayı yapmak için çok arkadaşımızın sayfasını ziyaret ettim ne yapsam, ne etsem bir türlü karar veremedim... En sonunda hepsinden karma bir şeyler kapıp ortaya bu pastayı çıkarttım... Her ne kadar dış süslemesi istediğim gibi olmasa da tadı lezzeti mükemmeldi...

Pandispanyasının tarifini Sevgili Missimmm Zerrinden aldım... Harika bir pandispanya oldu... Misimm kuşum sayende teşekkürler...

Ara kreması ve Dış ganaş içinde Pastacı Burcu'nun sitesindeki tarifleri uyguladım. Klasik pastacı kreması ve çikolata ganaş... Burcu da sağolsun çok güzel anlatmış tarifleri...

Pandispanyasını pişirdikten sonra ikiye ayırdım ve biraz sütle ıslattım. Araya muz dilimleri dizdim. Üzerine Burcu'nun pasta kremasını sürdüm ve ikinci katı koydum. Dışını yine Pastacı Burcunun tarifiyle Çikolata Ganaşla kapladım... Üst süslemesini sıcak ganaşa batırarak yağlı kağıtta bir süre donmasını beklediğim dilimlenmiş muzlarla yaptım. Ve çevresine rulokatları sıraladım... Kullandığım tabak ise işyerinden arkadaşım Canım Kuzucuğum Sezenimin yılbaşı hediyesiydi...
Burdan Sezenime şık seçimi için tekrar teşekkür ediyorum.

13 Mart 2008

TATLI KRİZİ TUTUNCA



Akşam yemekten sonra evde tatlı bişeyler arayıp bulamayınca yaptığım kolay puding huzurlarınızda...

Ne yapsam da ne yesem de tatlı krizimi bastırsam diye düşünürken elime geçen bir paket Crem Oleyi bu şekilde değerlendirmiş ve tatlı krizimi de bastırmış oldum... Geçenlerde Sihirli Kepçe Feyzam'ın yaptığı Nescup'lardan esinlenerek yaptım aslında. Feyza'mın Nescupları eminim daha güzel olmuştur...

1 Paket Crem Ole'yi üzerindeki tarife göre hazırlayıp 1/2 poşet Krem Şantiyide çok az sütle çırpıp, Crem Ole'den 2-3 kaşık krem şantiye karıştırdım. Küçük kaselere önce Crem Ole sonra Krem Şantili karışımdan paylaştırarak üzerlerini renkli pasta şekerleri ve geçenlerde yapıp tarifini sizlerle paylaştığım Portakal Şekerlemeleriyle süsleyip servis yaptım daha doğrusu mideye indirdim... 10 dakikada hazırladığım kolay pudingler ani gelen krizler için bire birdir...

11 Mart 2008

KOMİK SEBZELER

Bana e-posta olarak gelen komik sebzeleri sizlerle paylaşmak istedim... Bakalım beğenecek misiniz??? Doğrusu benim pek hoşuma gitti :))