23 Nisan 2010

Çilekli Tartoletler

Kısa bir aradan sonra kaldığımız yerden devam.  Geçtiğimiz Perşembe yani 15 Nisan günü Hala oldum :)) Yiğenim Utku Burak hayata ve bizlere merhaba dedi.  Mazeretim büyüktü anlayacağınız... Allahım sağlıkla, anne ve babasıyla büyüdüğü güzel günler göstersin inşallah...

Utku Burak beklenenden biraz erken gelince bizleri de bir telaşa soktu ki sormayın. Halası ona güzel güzel kurabiyeler yapacaktı, yaptı gerçi ama biraz aceleye geldiği için istediği gibi olmadı. İlerleyen zamanlarda belki paylaşırım kurabiyeleri...

Neyse biz misafir menüsüyle devam edelim... Sırada çilekli tartoletler var... Ama menüye de bir bakalım neler varmış...



Masamızdan bir görüntü...

Ispanaklı Börek
Makarna Salatası
Çilekli Tartoletler
Işıl Abla'nın Makaronları (Sağolsun İstanbuldan Getirmiş)
Midye Poğaçalar


Ve Çilekli tartoletler karşınızda...

Tartları milföy hamuruyla yaptım, bir dahaki sefere kendim yapacağım.

Milföy hamurunu tart kalıplarıyla kestim tart kalıplarına küçük pasta kağıtlarını koyup fırında pembeleşene kadar pişirdim. Burda milföy hamuru kullanmanın bir dezavantajını yaşadım. Hamur pişerken kabardı kremasını koyacak yer kalmayacak telaşına kapıldım. Ben de fırından çıkan tartları elimdeki temiz mutfak beziyle biraz bastırdım :))

4 Kaşık unu hafifce kavurdum fazla kavurmaya gerek yok sonra kremanın rengi hoş olmaz. Kavrulan una 1 çay bardağı toz şekeri ekledim ve 3 Su bardağı sütle topaklanmasına izin vermeden yavaş yavaş karıştırdım.

Ocakta karıştırarak pişirdim inmesine yakın 1 paket vanilya, çok az tereyağ ve bir parça beyaz çikolatayı ekledim. Kreması soğuduktan sonra 1/2 paket krem şantiyi 2 kaşık sütle çırparak kremaya yedirdim.

Pişen tartların üzerine kremadan koyup üzerini çilek ve toz antep fıstığıyla süsleyip servise hazırladım...

Çilekli tatoletler masada en çok beğenilenler arasında yerini aldı. Bu arada Sevgili Işıl Abla'ma da teşekkürlerimi gönderiyorum. Işıl Abla geçtiğimiz günlerde Ankaraya geleceğini haber verdi ve son anda programlarımızı uyuşturup kısa süreli de olsa buluştuk. Sağolsun gelirken de harika makoronlarından yapıp getirmiş. Işıl Ablacığım makoronların çok beğenildi, tatları damağımızda kaldı... Tekrar tekrar teşekkürler ve ellerine sağlık....

12 Nisan 2010

Vişneli Cheesecake




Önce menüyü verip sonra tarifleri yayınlamak lazım ama ben tersten başlayım :)) Vişneli Cheese Cake'miz ilk sırada :) 

Tarif vermiyorum çünkü Dr. Oetker'in Kutuda Satılan Cheesecake'ni almıştım. Ama ne yalan söyleyim benim yaptığım daha güzel olmuştu... Üzerindeki Vişne sosunu kendim hazırladım hepsi bu...

 
Posted by Picasa

2 Nisan 2010

KÜNEFE

 
Posted by Picasa
Geçtiğimiz günlerde annem Ulus'a gidince Hatay'ın Künefe Peyniri Bulunur yazısını görmüş Peynircinin vitrininde, hemen bir şimşek çakmış ve neden evde yapmayalım demiş... Maaile künefeyi çok severiz de :)

Bundan sonra dışarıda künefe yemeye son. Açıkcası benim künefe peynirinden şüphelerim vardı. Biraz kokusu vardı, sulu gibiydi ama sonuç beni utandırdı. Kadayıfla birleşip pişince müthiş oldu...

Tarife gelince;

300 Gr. Kadayıf,

250 gr. Künefe Peyniri,

3-4 Yemek Kaşığı Tereyağ

Üzeri İçin

1.5 Su Bardağı Toz Şeker

2 Su Bardağı Su

Süslemek İçin Toz Antep Fıstığı

Kadayıfı elinizle iyice parçalayın. Tavada eritilen tereyağını kadayıfa yedirin. Pişireceğiniz tepsiyi biraz yağlayıp kadayıfın yarısını sıkıca tepsiye bastırın. Üzerine künefe peynirini döşeyip kalan kadayıfı da sıkıca bastırın.

Burada önemli olan kadayıfın iyice sıkıştırılması olduğundan sıkıştırmak için bir tabaktan yardım alabilirsiniz.

Tepsiyi kısık ateşte ocağın üzerinde çevirerek pişirin. Bir yüzü pişince düz bir kapak yardımıyla çevirip diğer yüzünü pişirin. Televizyonda bir programda tepsi yağlandıktan sonra biraz da pekmez eklendiğini görmüştük, biz de ekledik ama pişerken pekmezi yandı. Bu yüzden ikinci tarafını pişirirken pekmez eklemedik. Pekmezsiz kısım daha güzel kızardı. Fotoğraftaki kısım Pekmezsiz yüzeyi…

Diğer tarafta şerbetini hazırlayın.

İki yüzü de kızarınca künefe ılıkken,  şerbetin ilk sıcaklığı geçince üzerine döküp Antep Fıstığıyla süsleyin. Geriye afiyetle yemesi kalıyor :) Yalnız künefeyi sıcakken yemeye özen gösterin...

26 Mart 2010

TARİFSİZ (TURŞU)

 

Tarife gerek var mı bilmem? Geçenlerde akşam yemeğini hazırlarken yanına turşu iyi gider dedim. Turşuyu tabağa alınca da bu güzel görüntüyü sizlerle de paylaşayım istedim...
Pancar turşunun muhteşem rengi, salatalıkların kıtır kıtır tadı, domatesi ve biberiyle harikaydı doğrusu... Siz ne dersiniz?

Posted by Picasa

19 Mart 2010

HÖŞMERİM



Uzuuun bir aradan sonra muhteşem bir tatlıyla geri döndüm. Asla hayır diyemediğim bir tatlı... Ama maalesef tam bir kalori deposu...

Höşmerim, Höşmelim veya Hoşmerim diye de anılan tatlı Balıkesir yöresinde genellikle irmik, yumurta ve tuzsuz lor peyniri ile yapılır. Ancak İç Anadolu'da özellikle Ankara ve köylerinde süt kaymağıyla yapılır.

Höşmerimin adıyla ilgili kısa hikaye ise şöyledir:

Hoşmerim, Höşmerim veya Höşmelim, irmikli bir hamur tatlısıdır.


Beypazarı yöresinde daha farklı bir usulle hazırlanan sarı renkli bir tatlıdır.

Efsaneye göre, hoşmerimi ilk defa pişiren kadın kocasına “Hoş mu erim ?” diye sormuş, buradan da bu yemeğin adı Hoşmerim olarak kalmıştır. (Kaynak http://www.forumdas.net/tatlilar/hosmerim-8455/)

Annem höşmerim yapmak için genellikle sütün üzerinde oluşan kaymağı biriktirir. Ama kaymak her zaman bulunmayabilir yerine hazır satılan kaymak ve süt kreması karışımı da kullanılabilir.

Bu açıklamalardan sonra gelelim bizim Höşmerim tarifine...

Bir orta boy kase süt kaymağı,
3 Su bardağı süt,
2 Su Bardağı un (Hamurun kıvamına göre ayarlanacak),
2 Yemek kaşığı tereyağ,
Bir çimdik tuz

Üzerinin Şerbeti için:

2 su bardağı şeker,
1.5 su bardağı su,
çeyrek limon



Teflon tencereye süt ve kaymak, tuz  konup kaynatılırken unu topaklanmasına izin vermeden  yavaş yavaş ekleyin.
Yumuşak bir hamur kıvamına ulaşıncaya kadar un eklenir. Kıvamı profiterol hamuru kıvamında olmalıdır. Bu arada tereyağ da hamura yedirilir ve kızarmadan bir miktar pişirilir.

Daha sonra geniş bir tava veya borcama alınarak orta kalınlıkta döşenir. İsterseniz tavada ocağın üstünde her iki yüzü kızartabilir ya da  isterseniz   borcama döşeyerek fırında iki tarafı  kızarıncaya kadar pişirebilirsiniz. Kızartma işi bittiğinde her ikisi de ılıkken şerbet dökülür. Orjinalinde şerbet yerine tozşeker, pekmez veya balla servis yapılır. Ben toz şeker döküp yemeyi de çok severim.



Tatlıyı hemen yemek için görüntüler aceleye geldi... Ama tadı muhteşemdi... Umarım deneyip benim kadar seversiniz... Afiyet olsun...

11 Ocak 2010

KIZARTMA SEBZELİ TÜRLÜ (Tuz-Biber Dergisi 2. Yemek Yarışması)

Tuz-Biber Dergisinin 2. Yemek Yarışmasına daha önce yayınladığım Kızartma Sebzeli Türlü İle Katılıyorum...

TuzBıber





Değişik bir türlü ile sizlere merhaba diyorum... Değişik olmasının sebebi sebzelerinin kızartılarak yapılmasındadır; bezelye hariç :)

Malzemelerimiz:

1 Kg. Bifteklik Dana Eti,
2 Adet Orta Boy Soğan,(Arpacık soğan da kullanılabilir)
5-6 Diş Sarımsak (Arzuya göre daha fazla kullanılabilir rahatsız etmiyor)
2-3 Adet Patlıcan,
2 Orta Boy Patates,
2 Adet Yeşil Biber,
2 Adet Kırmızı Biber,
1 Kase Haşlanmış Bezelye,
3-4 Adet Domates (Ya da Püresi),
2-3 Yemek kaşığı sıvıyağ,
Tuz, karabiber, kekik


Et olarak da bifteklik et kullanıldı. 

Patates, patlıcan küp küp doğranır, biberler irice doğranır. Patates, patlıcan ve biberler sırayla kızartılıp kağıt havlu üzerinde fazla yağı alınır. Ayrı bir tencerede  bifteklik etler kuşbaşı doğranıp az su ilavesi ile haşlanır.
Ayrı bir tavaya 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ konarak  halka halka doğranan soğanlar kavrulur, sarımsaklar eklenir. Kabukları soyulup doğranan domatesler üzerine ilave edilerek sotelenir.  Kızartılan sebzeler geniş bir tavaya yayılır, bezelyeler eklenir üzerine haşlanan etler döşenir.  En üste de soğanlı sarımsaklı domates suyu dökülür. Tuzu, karabiberi ilave edilip,bol kekikle tatlandırılır. Tavanın kapağı kapatılarak kısık ateşte 20-25 dakika pişirilir.  


Bol domates ve kekik ilavesi yapıldı...



 Yanına sofralarımızın vazgeçilmezlerinden şehriyeli pilavla ikram edilir...

Herkese afiyet olsun.

3 Ocak 2010

PAMUK AYŞEM GİTTİ

Bu yıl  yeni yıl bize uğramadı... Canım, tontişim, Pamuk Ayşem anneannemi yılbaşından 2 gün önce kaybettik.

Mekanı cennet, kabri nur olsun...

28 Aralık 2009

BROWNİ KURABİYE

BROWNİKURABİYE

Haftasonu çalışmalarından bir paylaşım. Browni kurabiye. Adını bilmiyorum ben Browni Kurabiyeyi uygun buldum.

Bu kurabiye aslında bloğumda yayınladığım ilk tarifimdir.  Aradan üç yıl geçmiş, ve bloğumun üçüncü yaşını kutlayacağım bu günlerde (30.09.2009)  ne güzel bir tesadüf ki yine bu kurabiyeyi yapmak kısmet oldu. Acaba her yıldönümlerinde  bu kurabiyeden mi yapsam :) ?

Malzemelerimiz:

- 2 Yumurta

- 1/2 Su Bardağı Toz Şeker

- 1 Paket Yumuşak Margarin

- 3 Yemek Kaşığı Kakao

- 1 Paket Vanilya

- 1 Paket Kabartma Tozu

- 1 Yemek Kaşığı Yoğurt ve Ustaların deyimiyle aldığı kadar un.

- Üzeri İçin Toz Antep Fıstığı ve  Hindistan Cevizi

- Ayrıca 3/4 Su Bardağı Toz Şeker ve

- 1.5 Su Bardağı Su ile Çok Koyu Olmayan bir Şerbet Hazırlıyoruz

İlk gruptaki malzemelerle yumuşak bir hamur yapıp kurabiyelerini şekillendirip 190 derece fırında pişiriyoruz. Piştikten sonra Kurabiyeleri tepsiye ters çevirerek dizip ılık şerbeti döküyoruz. (Kurabiye Sıcak, Şerbet Ilık olacak). 5 Dakika kadar şerbeti çektikten sonra kurabiyelerin şerbetli yüzeyini   Antep Fıstığına ve hindistan cevizine batırıp servise hazır hale getiriyoruuuuzzz...
BU YAZI  http://sicakpaylasimlar.wordpress.com/ adresinde yayınlanmıştır.

brownikurabıye2

KABAK DOLMASI

KABAKDOLMASI1

Kabak dolmasını pek sevmeyen ben bu haliyle bayıla bayıla yiyorum... Kabaktan hoşlanmayanlar için değişik bir alternatif. İçindeki baharatı, bulguruyla harika bir lezzet...

Malzemeler
4 adet iri kabak,
200 gr. kıyma,
1 Adet orta boy soğan
1 çay bardağı ince bulgur,
Kırmızı biber, karabiber, tuz,
Kuru veya taze reyhan,
Arzuya göre çeşnili baharat

Sosu için 1.5 su bardağı su
1 tatlı kaşığı salça
1 Yemek kaşığı sıvıyağ

Üzerine sarımsaklı yoğurt, dereotu veya maydonoz.

Soğanı olabildiğince ince doğrayıp, kıyma, bulgur ve diğer baharatlarla iyice yoğurulur. Yoğururken gerekirse elinizi hafifçe ıslatabilirsiniz.

Kabakları yıkayıp soyduktan sonra uzunken iki uçtan oyulur. Hazırlanan iç harcı kaşık yardımıyla sıkıca doldurulur. Kabaklar doldurulduktan sonra 15 dakika kadar buzdolabında dinlendirilirse dilimlemesi daha kolay olur. Dilimlerken dikkatli olmak gerekiyor. Kabakların tamamen ayrılmaması lazım.

Geniş bir tencereye dilimlediğimiz kabakları yerleştirip, suyunu salçasını ve yağını ekleyip pişmeye bırakıyoruz. Piştikten sonra üzerine arzuya göre sarımsaklı yoğurt, yağda kızdırılmış kırmızı biber, dereotu veya maydonozla süsleyerek servis yapabilirsiniz.
BU YAZI  http://sicakpaylasimlar.wordpress.com/ adresinde yayınlanmıştır.

KABAKDOLMASI2

CEVİZLİ İZCİ TATLISI



Bayram yaklaşıyor, hazırlıklar başladı. Akıllardaki  bu bayram ne ikramlar hazırlamalı sorusuna bir cevap olur belki düşüncesiyle geçenlerde işyeri arkadaşlarım için yaptığım tatlıyı ekliyorum.



Uzun zamandır emek verdiğim Mali Müşavirlik sınavlarını kazanmış olmanın sevincini işyeri arkadaşlarımla da paylaşmak, ağzımızı tatlandırmak için yapmıştım...

Herkes tarafından çok beğenildi. Benim de çok sevdiğim bir tatlıdır. İçindeki portakal rendesi ayrı bir lezzet veriyor... Aslında tatlının orjinali İzci tatlısıdır. Ama bizim eklemelerimizle İzci Tatlısının dışına çıktı biraz :)

Ancaaaak tarifi akşama diyor ve sizleri görüntüyle başbaşa bırakıyorum...

Şimdi tarif zamanı (21.11.2009)

Malzemeler :


250 gr.tereyağ (Biz bunu yarıya indirip kalanını sıvıyağ ile tamamladık)
2 çorba kaşığı sıvıyağ veya zeytinyağı (Kullanmadık)
2 çorba kaşığı yoğurt
1 yumurta
1 bardak çekilmiş ceviz içi veya fındık
1 kahve kaşığı kabartma tozu
1 tutam tuz
1 Çay bardağı ayıklanmış kuru üzüm
1 Adet portakal kabuğu rendesi (Ben portakallı kurabiye yapmak için dolaba kaldırdığım geçen yıldan kalan portakal rendesinden kulladım)

Şerbeti İçin  (Tatlıdan önce hazırlanmalı) :
3 Su bardağı Toz Şeker
3 Su Bardağı Su
2-3 damla limon suyu

3 bardak şeker 3 bardak su  ile kaynatılır. Altını kapatmadan 2-3 damla limon suyu eklenip biraz koyulaşınca ateşten alınır. Ilınması için bekletilir.

Tereyağ, sıvıyağ, yoğurt, yumurta, tuz, kabartma tozu bir kapta karıştırılır. Aldığı kadar un ile yoğurulur. Hamur elinizi bıraktığında kıvamı olmuş demektir. Başka bir kapta portakal rendesi, üzüm ve çekilmiş ceviziçi karıştırılır. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar  alıp elinizle avuç içinde şekil verilir. İçine hazırladğınız portakallı karışımdan 1 tatlı kaşığı kadar koyup kapatarak tepsiye dizilir. Önceden ısıtılmış fırında iyice kızarana kadar pişirilir. Fırından çıkınca 5 dk. kadar bekletilir. Ilıyan şerbeti üzerine dökülür. Bir süre sonra tatlıların diğer yüzünü çevirirseniz şerbetini daha güzel çekecektir.  Üzerine antep fıstığı veya hindistan cevizi dökülerek servis yapılır...
BU YAZI  http://sicakpaylasimlar.wordpress.com/ adresinde yayınlanmıştır.

BİSKÜVİLİ KABAK TATLISI



VAKİT BULDUKÇA WORDPRESSDEKİ YAZILARIMI BURAYA TAŞIMAYA DEVAM EDECEĞİM...  BU TATLI DA KABAK TATLISINDAN SON KALANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN YAPILMIŞTI...

Yine tatlıyla devam edelim.

Kabak tatlısından kalanları değerlendirmek ve değişik bir sunum amacıyla yaptım bu tatlıyı... Annem de ben de çok beğendik. Kalanlardan yapıldığı için sadece annem ve ben test ettik :) ama ilerleyen günlerde daha çok ölçüyle yapacağım...

Genelde kabak  tatlısı bu tarz yapıldığında üzeri krem şanti ile kaplanıyor, ben krem şantiyi genelde kendi yaptığım krema içine katarak tadını hafiflettiğim için tek başına kullanmayı pek tercih etmiyorum...

Burada size ölçü veremiyorum sadece nasıl yaptığımı anlatayım.

Kabak tatlısından kalan kabakları çatalla püre haline getirip kıvam vermesi için 4-5 adet bisküvi kırıkları ve çekilmiş ceviz parçalarını ekledim. Küçük bir kasenin içine strech film serip bu püreyi sıkıştırarak yaydım. Üzerine kedi dili bisküvileri dizip 1-2 saat buzdolabında beklettim. Servis sırasında bir tabağa ters çevirerek strech filmi ayırdım. Antep fıstığı ve cevizle süsledim...

Ölçüyü fazla tutunca borcamın tabanına önce kedidili bisküviler dizilip kabak püresi üzerine yayılabilir. Dilimleyerek servis yapabilirsiniz. Bence denenmeye değer ne dersiniz. Bayramda hafif tatlıları tercih edenler için uygun bir seçim olabilir... Herkese şimdiden mutlu bayramlar...
BU YAZI  http://sicakpaylasimlar.wordpress.com/ adresinde yayınlanmıştır.

27 Aralık 2009

ŞEFTALİ TATLISI

SEFTALITATLISI

Ramazanın son haftası pazardan aldığım şeftalileri tüketemeyince ziyan olmasınlar diye yapılan Şeftali Tatlısı. Annem Oktay Ustanın programında görmüş ve hemen uygulamaya geçmiş.

Dört Adet Şeftali,
1 Su Bardağı Toz Şeker,
1,5 Su Bardağı Su,
Çubuk Tarçın,
Karanfil.
1/2 Su Bardağı Vişne Tanesi (Oktay Usta Mürdüm Eriği Kullanmış)
Üzeri İçin Toz Antep Fıstığı,
Kaymak, Krem Şanti veya Kaymaklı Dondurma.

Şeftaliler yıkanıp kabukları soyulduktan sonra ikiye ayrılır. Geniş bir tencereye dizilerek üzerine su, şeker, çubuk tarçın ve karanfiller eklenir. Renk vermesi için de yarım su bardağı vişne taneleri şeftalilerin üzerine yerleştirilir. Kısık ateşte şeftaliler yumuşayıncaya kadar pişirilir. Ilıdıktan sonra antep fıstığı, kaymak, krem şanti veya dondurma ile servis yapılır... Ben denemek için aldığım Dr. Oetkerin kaymak tadında krem şantisini kullandım. Gayet güzeldi denemek isteyenlere duyurulur...

KAYMAKLISEFTALI

BU YAZI  http://sicakpaylasimlar.wordpress.com/ adresinde yayınlanmıştır.

15 Aralık 2009

HAVUÇLU KEK


Geçen yıl gösterimde olan Issız Adam filminden sonra havuçlu kek epeyce popüler olmuştu bloglarımızda... Ama bizim mutfağımızın her zman en popüler keklerindendir.

Hele o tarçın kokusu yok mu? Çok severim, yanında ılık sütle harika gider.


Klasik kek hamuruna ek olarak tarçın, ceviz ve havuç rendesi ilave edip önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 40-45 dakika pişiriyoruz.

Bu keki yaptığınızda arkadaşlarınızı, sevdiklerinizi çağırmayı unutmayın. Afiyetler Olsun...

13 Aralık 2009

KARNABAHAR FRİTTATA




(WORDPRESS'DEKİ YAZILARIMI VAKİT BULDUKÇA TAŞIMAYA ÇALIŞACAĞIM. BU TARİF WORDPRESS'DE YAYINLANMIŞTIR.)

Karnabahar Frittata ya da daha açıklayıcı ismiyle Karnabaharlı Omlet. Tarif Lezzet Dergisinin Kasım sayısından. Bol sebzeli güzel bir omlet oldu.
Kurban Bayramından çıkıp etden bıkanlar için hem hafif hem sağlıklı bir tarif...
Malzemeler
500 Gr. Karnabahar,
1 Adet Soğan,
2-3 Diş Sarımsak,
1 Adet Kırmızıbiber,
Bir Tutam Maydanoz,
1/2 Su Bardağı Kaşar Peyniri Rendesi,
5 Adet Yumurta (Ben 3 Adet Kullandım),
1 Yemek Kaşığı Tereyağ,
1 Çay Bardağı Süt,
1/2 Limon Suyu,
Tuz-Karabiber,
3 Yemek Kaşığı Un (Ben Ekledim)
Tencerede haşlamak için su ve limon suyu karışımı hazırlayın, kaynamaya başlayınca temizlenip çiçeklere ayrılmış karnabaharları ekleyin. Dişe gelecek şekilde haşladıktan sonra ocaktan alıp suyunu süzün.
Tereyağını tavada eritin. Küp doğradığınız soğan ve sarımsakları ekleyip 2-3 dakika soteleyin. Daha sonra karnabaharları ekleyip 3-4 dakika daha soteleyin.
Süt, kaşar peyniri rendesi, yumurta, un, tuz-karabiberi ayrı bir kapta iyice karıştırın. Sebzelerin üzerine dökün. Son olarak üzerine ince kıydığınız maydanozları ekleyip tavanın kapağını kapatıp kısık ateşte omlet kıvamında pişirin. Ters yüz edip diğer yüzünü de pişirdikten sonra sıcak olarak servis yapın.
Ben çok beğendim. Değişik sebzelerle de denemeyi düşünüyorum. Hem diyet yemeği olarak da çok uygun... Denenmeye değer... Afiyet Olsun...

9 Aralık 2009

KIZARTMA SEBZELİ TÜRLÜ ve YUVAYA DÖNÜŞ

Eveeeet tekrar yuvama döndüm. Wordpresse bir türlü alışamadım. Burada yaptığım  birçok eklemeyi orda yapamayınca baktım buralarda da sorun çözülmüş, yuvama ilk göz ağrıma döneyim dedim.  Aslında wordpress'in de kumanda panelinde bazı güzellikleri vardı ama  olsun burada daha mutluyum.


Değişik bir türlü ile sizlere merhaba diyorum... Değişik olmasının sebebi sebzelerinin kızartılarak yapılmasındadır; bezelye hariç :)


Et olarak da bifteklik et kullandık...  Biz çok beğendik ailecek, beğenilmesindeki  en büyük pay tabiki  kızartılarak yapılmasıdır...


Bol domates ve kekikle harika oldu...



 Yanına sofralarımızın vazgeçilmezlerinden şehriyeli pilav...

4 Aralık 2009

Geri Dönüş Kararsızlığı





Wordpress'e geçtiğim günden beri blogspotu çok aradım, çok özledim... Wordpressde hareket alanım kısıtlı buradaki gibi sayfamı hareketlendirecek eklemeler yapamıyorum. Gördüğüm kadarıyla burada yaşadığım sıkıntılar da kalkmış... Geri dönmeli mi acaba ??

19 Eylül 2009

MUTLU BAYRAMLAR

BLOGSPOTDA YAŞADIĞIM SIKINTILAR NEDENİYLE WORDPRESS'E GEÇTİM... YENİ ADRESİMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE...


YENİ ADRESİM:








ŞEKER TADINDA BAYRAMLAR GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE, AĞZINIZIN TADI HİÇ BOZULMASIN...

BLOGSPOTDA YAŞADIĞIM SIKINTILAR NEDENİYLE WORDPRESS'E GEÇTİM... YENİ ADRESİMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE...


YENİ ADRESİM:

http://sicakpaylasimlar.wordpress.com/



Posted by Picasa

14 Eylül 2009

ZEYTİNYAĞLI TAZE FASULYE-KURU DOMATESLİ PİLAV-CACIK



Yazdan kalma bir lezzet. Zeytinyalı taze fasulye, kuru domatesli pilav ve cacık... Sıcak yaz günlerinin en hafif ve en sağlıklı yemeği....

  • 350-400 gr. Taze Fasulye,
  • 2 Adet Orta Boy Domates,
  • 1 Adet Orta Boy Soğan,
  • 1 Çay Bardağı Zeytinyağı,
  • 1 Su Bardağı Su,
  • 2 Çay Kaşığı Tuz,
  • 2 Tatlı Kaşığı Toz Şeker,
Yapılışı
  • Taze fasulyeleri ayıklayıp yıkayın ve dilimleyin, ya da ikiye üçe bölün. 
  • Tencereye zeytinyağını ekleyip soğanları soteleyin, ardından iri doğradığınız domateslerle fasulyeleri birlikte hafiçe sarartın. Tuzunu, şekerini, suyunu katarak  kısık ateşte fasulyeler yumuşayıncaya kadar pişirin. 
  •  Yemek ılınınca üzerine bir miktar sızma zeytinyağı gezdirip buzdolabında bir süre dinlendirdikten sonra servis edin. Zeytinyağlı yemekler dolapta bir gün beklerse tadı daha güzel ortaya çıkar.
Yanında Beypazarı'ndan aldığım kurutulmuş domateslerle yaptığım pilav ve cacık vardı...







9 Eylül 2009

BÖRÜLCE SALATASI


Ramazanda salata benim vazgeçilmezlerimdendir. İster mevsim salata, ister börülce salatası, ya da patlıcan salatası hiç farketmez yeter ki salata olsun. Pazara genelde annemle giderim. Geçtiğimiz hafta tesadüfen Yenişehir Pazarının yakınlarındaydım, annemi arayıp isteklerini aldım, bu arada börülce gözüme takıldı, dayanamadım yarım kilo aldım. Yarımın yarısını hemen yaptım, kalan yarısını da daha sonra tüketmek üzere dondurucuya kaldırdım...

Börülceleri temizleyip, yıkayıp, haşladıktan sonra bol taze soğan ve maydanoz ekledim. Bir fincanın içerisine karıştırdığım 3 yemek kaşığı zeytinyağı, bir iki diş ezilmiş sarımsak, 1/2 limon suyu, biraz nar ekşisi ve tuzuyla birlikte üzerine gezdirdim.
Posted by Picasa

28 Ağustos 2009

BAZLAMA

Ramazanda sahur sofralarımızda en çok tükkettiğimiz hamur işi bazlamadır. Anneciğim de çok güzel yapar...
Fotoğrafta görülen bazlamanın 1/4'ü yeter bana yani yarımın yarısı... Yanına misss gibi peynir, zeytin, bir bardak da çay... Sabah kahvaltılarında ısıtıp arasına tereyağ, haşlanmış yumurta koyup yemesi de ayrı güzeldir. Bu kadar laftan sonra tarifi ilk fırsatda diyorum :)

Bu aralar yine bir yoğunluk aldı başını gidiyor bakalım hayırlısı...

Pınarcığım tarifi bekliyor biliyorum. Bu tarif senin için Pınarcığım, inşallah çok bekletmedim seni :))

Vereceğim ölçü biraz fazla ama yapacak bir şey yok...

2 Kg una 2 pakent instant maya ve 1 yemek kaşığı tuz eklenerek ılık su ile yoğurulur. Hamurun kıvamı kulak memesi tabirinden biraz daha yumuşak olacak. Bu kıvamı yakalamak için yeterli ılık suyunuz hazır olsun. Hamur kıvamını alınca 10-15 dakika iyice yumruklayarak yoğurmak püf noktalarının ilki. Yoğurma işlemi bitince üzerini örterek en az 20 dakika mayalanarak kabarmasını bekliyoruz. Mayalanıp kabarınca elimizi unlayarak birinci fotoğrafta görülen tahta spatül ile küçük parçalar kopartarak yine unlamış olduğumuz yuvarlak tahta üzerinde şeklini vererek temiz bir örtü üzerinde en az 15 dakika bekletmek de bu işin ikinci püfü. Burda yer mayasını alması gerekirmiş annem öyle söyledi... Yer mayasını aldıktan sonra yuvarlak tahtamızın (yaslaaç mış adı) yardımıyla örtüden alıp büyük teflon tavada çok yüksek olmayan ısıda pembeleşene kadar iki yüzünü pişiriyoruz. Sıcakken arasına tereyağ sürüp beyaz peynir ve çayla afiyetle yendiğini söylemeye bilmem gerek varmı :))