27 Kasım 2008

PORTAKALLI KURABİYE

İşte benim favori kurabiyem... Portakallı kurabiye... Yıllardır yaptığımız yoğun portakal tadında harika bir kurabiye... Bir kurabiye klasiği... Şimdi bir kurabiye için bu kadar dil dökülür mü diyeceksiniz... Diyebilirsiniz tabi... Ama evet bu kurabiye bana göre bütün övgüleri hak ediyor...
Bizim evde kışın en çok yapılan kurabiyelerdendir kendisi... Portakallar dolapta kötü olmaya başlamışsa ilk iş güzelce yıkayıp kabuklarıyla birlkte rendelemek olur... İçine bir su bardağı toz şeker de ekleyip poşetlenerek buzluktaki yerini alır ve kurabiyeye katılacağı günü bekler...
*****
Burda kullandığımız portakallar geçen kışdan kalma... Buzluğun ücra bir köşesine saklanmış tarafımızdan bulunmayı bekliyordu...
*****
Her zaman hazırda portakal rendesi olmayabilir. Bu durumda kabuklarıyla birlikte rendelenmiş 1adet portakal akşamdan 1 su bardağı tozşekerle ıslatılır. 1 su bardağından biraz az sıvıyağ 5 su bardağı una yedirilir. Bir adet yumurtanın sarısı ve 1 paket kabartma tozu da bu karışımdaki yerini alır. Yumuşak bir hamur yapılır ve bildiğiniz klasik kurabiye şekli verilir. Önce yumurtanın akına ardından toz şekere batırılarak (fındık kırıkları olursa daha da güzel olur) fırında kızarana kadar pişirilir...
*****
03.12.2008 EKLEMESİ:
Arkadaşlar, gerek yorumlarınızdan gerekse gelen mailler nedeniyle kurabiyenin yapımıyla ilgili açıklama yapmak gereğini duydum...
Bu kurabiyenin hamurunda kıvam verici olarak yoğurt vs. kullanmadığımız için portakalı kabuklarıyla rendeledikten sonra mümkün olduğunca kendisini de rendelemeye çalışıyoruz. Bunun için varsa blenderdan da geçirebiliriz. Ya da portakalın suyunu sıkıp ekleyebiliriz. Rendelenmiş portakal kabukları ve diğer kısmını şekerle ıslattıktan sonra biraz elimizle yoğurursak portakalın kabuğundaki acı tadı da yok etmiş oluruz...
*****
Sunum önerisi : Toz şeker klasik bir sunum olduğu için hem mideye hem göze hitap etsin diyorsanız file badem de çok yakışacaktır.
Burda da yakın plan görüntüsü... Uzun süre bayatlamadan bekler... Aslında ben ertesi günü biraz yumuşadığında daha çok seviyorum Portakallı Kurabiyelerimi...(Bu kadar kurabiye lafı edince dayanamadım mutfakdan bir parça ağzıma attım geldim... Neyse sizler yabancı değilsiniz aslında diyete başladım; aramızda kalsın tamam mı :)

Sımsıcak kocaman sevgiler...
 Sevgili Yıldız'ın düzenlediği Mandalina ve Portakallı Tarifler Etkinliğine işlerin yoğunluğu nedeniyle hazırlanamadım, arşivdeki eski tarifler ile katılmamı uygun gören Yıldız'a kolaylıklar diliyorum. Sevgiler Yıldız.

20 Kasım 2008

BADEMLİ PİLAV

Bloğumu artık annem ve teyzemlere devretmeyi düşünüyorum :) Son zamanlarda eklediğim tariflerin birçoğu annem ve teyzemlere ait.
*****
Bademli Pilav da  Teyzemin ramazan davetinden  kalma :)  Görüntü çok net değil fotoğraf makinemi unuttuğum için cep telefonu ile çekmiştim... Ama pilavın tadını hala hatırlıyorum...
*****
Davet sofraları için şık bir alternatif  bence... Yapımı da çok kolay... Her zaman yaptığınız gibi pilavınızı pişirin. Ayrı bir tencerede bademlerin kabuklarının soyulması için sıcak suda biraz tutun. Kabukları soyulduktan sonra kağıt havluyla suyunu kurulayıp, tereyağında kavurup pişirdiğiniz pilavın üzerine bolca dökün... Teyzem pilavını uzun pirinçlerle yapmıştı (Jasmin Pirinç deniyordu galiba)...
*****
Teyzeciğimin ellerine sağlık... Herkese sımsıcak sevgiler...

17 Kasım 2008

KEKCİKLER




Kasım ayı başında arkadaşım Oya'nın minik kızı Nazlı Duru aramıza katıldı... Adı gibi  Nazlı ve Duru bir bebek... Allah Nazlı Duru'ya anne ve babasıyla sağlıklı, mutlu başarılı bir ömür versin...


******
Bu kekleri de Nazlı kız Duru'yu görmeye gittiğimizde yaptım... Nazlı Duru'nun doğumu öncesinde de şeker hamuruyla kurabiye yaptım ama ilk denemem olduğu için görüntüleri pek hoşuma gitmedi ve yayınlamadım...








Vereceğim ölçülerle buradaki kek ve 6 adet minik kekim oldu... Diğer kekimi vakit olmadığı için görüntüleyemedim ama daha  önce yaptığım kekle aynıydı. Tek fark olarak biraz nescafe ve damla çikolata ekledim...
******
Malzemelerimiz

4 Yumurta

1.5 Su bardağı Süt

1 Su bardağından biraz az  sıvıyağ ve eritilmiş margarin karışımı

2 Su bardağı şeker

4 Su Bardağı Un

1 Paket Vanilya (Dr. Oetker)        

1 Paket Kabartma Tozu (Dr. Oetker)        

3-4 yemek kaşığı kakao ve 2 tatlı kaşığı suda eritilmiş nescafe

Göz kararı damla çikolata...

Renklendirmek için pembe gıda boyası çok çok az

******

Önce yumurta ve şeker mikserle  çırpılır... Sonrasında sıvı malzemelerimiz, arkasında da kuru malzemeler eklenerek kaşıkla karıştırılır. Hamuru üçe ayırdım. Çoğunluk beyaz hamurdaydı. Bir kısmına kakao ve eriltilmiş nescafe ile damla çikolatayı, diğer hamura da kürdanın ucuyla eklediğim pembe gıda boyasını kattım.
******
Önceden yağlayıp unladığım kek kalıbına sırayla hamurları dökerek 180 derce fırında yaklaşık 50-55 dakika pişirdim. Ben keklerimi ilk 20 dakika yüksek ısıda pişiriyorum sorasında ayarını biraz düşürüp içinin çekmesini sağlıyorum... En son tekrar yüksek ısıya alarak üzeri kızarıncaya kadar tutuyorum...(Kek yaparken bütün malzemelerin oda sıcaklığında olmasına dikkat edin. Daha güzel kabaracaktır)

******
Burdaki kakaolu ve nescafeli olan mini kekin ortasına ayrıca 2 çay kaşığı nutella da ekledim... Bir dahaki sefere hepsini nescafeli ve nutellalı yapmayı düşünüyorum... Tadı çok güzeldi...

Daha önceki keklerim için lütfen buraya tıklayın.
Herkese afiyet olsun...

11 Kasım 2008

SOBEEEEE


Mutfak Canavarımız Beyza beni mimlemişti... Konumuz Görsel DNA Testi.'ni cevaplamak.  Cevap vermekte epeyce geciktim... Daha fazla bekletmeyim...
İşte benim test sonuçlarım...
Alışkanlıklar: Keyif düşkünü
Dikkatinden hiçbir şey kaçmıyor ve olayların tam içinde olmayı seviyorsun. Evinin, kendin gibi sade ama tarz sahibi olmasını tercih ediyorsun. Kendini bir nevi trend-setter olarak görüyorsun.
Bir bardak şarap belki de iki... Hiçbir şeyle mukayese edilemez. Uzun bir günün arkasından rahatlamak için bire bir.
Çocukluğumda ben çok nazlıydım ve kolay hasta olurdum... Doktor da bana şarap önermiş kansızlık için... Çocukluktan kalma alışkanlık hala şarap içmeyi severim :)
Eğlence: Firari
Senin için tatil, dinlenmek, rahatlamak, arkadaşların ve ailenle vakit geçirmek demek. Uzun, tembel yaz günleri ve eve yenilenmiş dönmek...
Tutkularının sana yön vermesini seviyorsun. Muhtemelen yalnız vakit geçirmekten zevk alıyorsun, içgüdülerin ve merakın seni bütün dünyayı keşfetmeye zorluyor.
Gündelik yaşantından uzaklaşmayı seviyorsun. Güneş, hayatın yavaş akması sana keyif veriyor. Hiçbir şeyin keyfini kolayca kaçırmasına izin vermezsin.
Seni rahatsız eden şey nedir? Etrafındaki her şeyin temiz, düzenli olmasını ve güzel kokmasını istersin. Çok fazla şey istemiyorsun, öyle değil mi?
Evet tatil demek benim için deniz, güneş, kum demek... temizlik ve güzel koku önemlidir benim için... Çekmecelerimde her zaman minik sabunlar ve lavanta keseleri bulunur...
Aşk: Klasik
Gerçek bir romantik ve biraz da hayalperestsin. Tamam, hayat bir film olmayabilir ama öyle olduğunu düşünmenin ne zararı olabilir ki?
Senin için özgürlük çıktığın yolda yönünü kendin seçebilmek. Açık bir yol ve dolu bir depoyla yol seni nereye götürürse...
Balık burcuyum ve burcumun özelliklerini taşıdığıma inanıyorum... Duygusal ve romantiğim...
aşırı hayalperest değilim ama yinede zaman zaman hayal etmek de güzeldir...
Ruh Hali: İşbitirici
Zevk seçimin gevşemek ve rahatlamak için can attığını gösteriyor. Ya sürekli şımartılan birisin ya da o kadar yoğun bir hayatın var ki kendine zaman ayıramıyorsun.
Romantiksin ve doğanın sade güzelliklerinden hoşlanıyorsun. Uçsuz bucaksız tabiat manzaraları seni rahatlatıyor.
Hayat bir film ve müziklerini sen seçiyorsun. Açık bir yol, en sevdiğin parçalar, işte en eğlenceli klişelerden biri!Sana göre sanat, emek ve ince işçilik demek. Hiçbir şey gerçek ustalığın yerini tutmaz.
Evet gevşemek ve rahatlamaya çok ihtiyacım var doğrusu... Çünkü bloğumu yeterince güncelleyemediğimden ve yazılarımdan da bildiğiniz üzere son zamanlarda aşırı yoğunum... Kendime zaman ayıramadığım doğru... Ve sanat emeksiz olmaz...
İşte bu benim...
Fotoğraf bir kaç yıl önce gittiğim Macaristandan... Ben kimseyi sobelemiyorum... İsteyen herkes üzerine alabilir... Sımsıcak sevgiler...

6 Kasım 2008

SÜTLAÇÇÇÇ


TARİFİ ÇOK YAKINDA...

Çok bekletmedim umarım.... Görüntüyü ekledikten sonra hemen yorumlar gelmeye başladı, ben de daha fazla bekletmeden tarifini vereyim artık...

Malzemeler:

  • 1 lt. süt ,
  • 1 lt. su ,
  • 1 su bardağından biraz fazla pirinç,
  • 3 su bardağı toz şeker,
  • Üzerine tarçın.

Pirinci ayıklayıp, yıkayıp 1 litre su ile suyu çekene kadar pişirin. Üzerine sütü azar azar ekleyip karıştırarak süt kaynayana kadar pişirmeye devam edin...  Son olarak şekerini ekleyip, eriyene kadar karıştırıp kaynatarak ocaktan alın... Kaselere aldığınız sütlacın üzerini servis yaparken tarçınla süsleyip afiyetle yiyin...

28 Ekim 2008

YAŞASIN ÖZGÜRLÜK



NİHAYET YASAK KALKTI. YAŞASIN ÖZGÜRLÜK... BLOGLARIMIZA ARTIK ESKİSİ GİBİ GİRİŞ YAPABİLİYORUZ... HERKESE ÇOK GEÇMİŞ OLSUN... DİLERİM BİR DAHA YAŞANMAZ...

25 Ekim 2008

PİRE İÇİN YORGAN YAKILMAZ

DÜN AKŞAM (24.10.2008) 16:00 SAATLERİNDE BLOGGER'A ERİŞİM ENGELLENDİ.

İNTERNET DÜNYASININ KİŞİSELLEŞMESİNDE BÜYÜK ROLÜ OLAN VE WEB 2.0 DÜNYASININ EN YOĞUN ŞEKİLDE KULLANILAN İNTERNET GÜNLÜĞÜ (Weblog, Blog) servisi blogger.com'a DİYARBAKIR 1. SULH CEZA MAHKEMESİ 20.10.2008 TARİH VE 2008/2761 SAYILI KARARI GEREĞİ ERİŞİM ENGELLENDİ.

SERVİSİN ANA ETKİ ALANI blogger.COM İLE BİRLİKTE KULLANICILARIN GÜNLÜKLERİNİ YAYINLADIKLARI ALT ETKİ ALANLARINI BARINDIRAN blogspot.com ETKİ ALANINA DA ERİŞİM TÜM ALT ETKİ ALANLARI İLE BİRLİKTE ENGELLENDİ. (Kaynak http://www.ankarahaber.com/news_detail.php?id=22323)

NEDİR BU PİRE İÇİN YORGAN YAKILIR MI? BU KADAR EMEK NE OLACAK... BİZ BU BLOGLARI BİRİLERİ BAŞKALARINA KIZDIĞI İÇİN BİR ANDA BİZLERİ DE KAPATSINLAR DİYE Mİ AÇTIK... NE GÜZEL DOSTLUKLAR, NE GÜZEL ARKADAŞLIKLAR KURDUK... BİRBİRİNDEN GÜZEL PAYLAŞIMLARIMIZ OLDU... BEN YENİ BİR ADRES ALMAK İSTEMİYORUM... BURASI BENİM ALANIM VE BURAYI SEVİYORUM... AMA BU ANLAMSIZ YASAK KALDIRILMAZSA DEVAM ETMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM... ŞU ANDA BURAYA ULAŞABİLİYORUAM ANCAK YAZI EKLEMEK YORULARI YÖNETMEK ÇOK ZOR... ARKADAŞLARIMI ZİYARET ETMEK DE ZOR...

HERKESİ BU ANLAMSIZ YASAK İÇİN PROTESTOYA DAVET EDİYORUM... GERÇİ BENİM BU YAZIMI BİLE OKUYABİLECEK ÇOK AZ KİŞİ OLACAKTIR... UMARIM EN KISA ZAMANDA YASAK KALDIRILIR.

BLOGLARINIZA DOLAYLI YOLDAN ULAŞMAK İÇİN http://www.youproxyz.com/index.php ADRESİNDE AÇILAN ADRES BARINA BLOG ADRESİNİZİ YAZMANIZ YETERLİ. TABİ BU GEÇİCİ BİR ÇÖZÜM...

23 Ekim 2008

CEVIZLI ÇÖREK


Yine bir anne tarifi var sırada. Bayramda İstanbuldaki teyzemler ziyarete geldiklerinde annemin kahvaltıya yaptığı nefis bir çörek.

Bol cevizli, istenirse haşhaş ezmesi de konulabilir ki ben cevizliyi tercih ediyorum....

6 Su Bardağı un (Gerekirse biraz daha eklenir),
2,5 Tatlı kaşığı tuz,
1 Paket instant maya,
Ilık Su,
1,5 Çay Bardağı Sıvıyağ,
1,5 Çay Bardağı Tereyağ (İsteyen tamamını sıvıyağ ile yapabilir)
1 Yumurta (akı içine, sarısı üzerine)
Aralarına 1 Su bardağı iri çekilmiş ceviz içi


Ilık su, tuz ve maya ve yumurtanın akı ile yumuşak bir hamur yapılır. Hamur 10 dakika kadar dinlendirilikdikten sonra beş pazıya ayrılır. Çok inceltmeden tepsiden biraz büyük açılır. Açılan hamurlar üst üste yağlanır ve en alt kat ile üst kat hariç diğer katlara ceviz serpilerek dörde katlanır. Katlanan hamur merdaneyle veya elle açılarak tepsiye yerleştirilir. Tepsiye yerleştirdikten sonra kabarıp mayalanması için 30-45 dakika beklenir. Üzerine yumurta sarısı sürüp dilimleyip önceden ısıtılmış fırında pişirilir...


Kahvaltıda çayla birlikte sevdiklerinizle afiyetle yenir....

19 Ekim 2008

Uluslararası Arkadaşlık Ödülü

Uluslararası Arkadaşlık Ödülü / Friendship Around The World Award

Bu ödül aslında İspanyolca yazılmış ama İngilizcesi "Proximidade Award" ve "Friendship Around The World Award" anlamında. Dünya çapında arkadaşlarınız olan bloggerlarını tanıtmak amaçlı.


Size ödülü kim verdiyse onların yazdıkları kişiler yazılmasın ki ödül aynı kişilerde dönmesin. Bana bu ödülü Bir Demet Fesleğen-Edacığım layık görmüş. Çok teşekkür ediyorum ona... Zincirin devam etmesi için daha önce yazılmayan blogları yazmaya çalışacağım ben de...

İşte Benim Listem:

Abı-Hayat-Bengi Su

Bir Annenin Günlüğü-Nurgül

Defneylebirlikte-Funda

Binbirçeşni-Saliha

Eyvah-Gönül

Ferhanca-Ferhan

Fidaneli-Fidan

Hünerli-Eller

Lavantin

Lezzet Gemisi-Özlem

Gönülünce Lezzetler-Gönül

Misssgibi-Zerrin

Mutfak Canavarı-Beyza

HerTatdanÇeşni-Ceyda

Mutfak Havlusu-Zeynep

Pastacı Rapunsel

Sarı Mutfak-Hande

Serapla Turuncu Lezzetler-Serap

Sihirli Kepçe-Feyza

Sönmez Mutfak

Zeytinyaprağı-Melek

Nennen Mutfakta-Nil

Kitchen O'clock-Nilay

Kristal Kelebek-Aslı

Bocuruk-Elvan

İnşallah yanlış anlamadım.... Hadi arkadaşlar zincire devam... Edacığım çok teşekkürler.... Herkese Sımsıcak Sevgiler...

16 Ekim 2008

Patatesli Peynirli Poğaça

Yine arayı açtım... Ama artık buralardayım merak etmeyin... Sırada yayınlanmayı bekleyen başka bir tarif vardı ancak bu poğaçaları tadınca öncelik sırası değişti... Çörek mi demeliyim poğaça mı bilmiyorum... Ama şimdiye kadar tatdığım çörek ve poğaçalardan çok farklı olduğunu belirtmeliyim... Tarif tamamen büyük teyzem, küçük teyzem ve annemin yaratıcılığı ile ortaya çıkmış... Çıkmış diyorum çünkü ben de akşam eve geldiğimde karşılaştım bu poğaçalarla...


Herkes kendince tecrübelerini ortaya koymuş... Yağı şu kadar olsun, hamuruna patates koyalım vs. derken yumuşacık, puf puf, harika poğaçalar oluşmuş. Çok abarttığımı düşünmeyin inanın harikaydılar...


Fazla uzatmadan malzeme ve tarife geçelim...
  • 3 Yumurta (Birinin sarısı üzerine)
  • 1 Çay bardağı sıvıyağ,
  • 1 Çay bardağı eritilmiş tereyağ,
  • 1 Su bardağı yoğurt,
  • 2 Tatlı kaşığı tuz,
  • 3 Adet orta boy haşlanmış patates,
  • 1 Paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
İç Harcı için Beyaz peynir ve kıyılmış maydanoz
Yumurtalardan birinin sarısını üzeri için ayırılır. Haşlanmış patatesler rendelenir. Kalan yumurta,yağ karışımı,yoğurt, rendelenen patatesler, aldığı kadar un ve kabartma tozu ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapılır. (Patateslerin hamura iyice yedirilmesi çok önemli) 10-15 dakika dinlendirdikten sonra portakal büyüklüğünde parçalara ayırıp servis tabağı ebatında açılır. Açılan hamur önce dörde ve tekrar ikiye bölerek sekiz parça elde edilir. İç malzemesi konarak rulo şeklinde sarılır. Üzerine bir yumurtanın sarısı sürülerek orta ısılı fırında kızarana kadar pişirilir... Üzerine susam, çörek otu konulabilir. Evde olmadığı için bizimkilerin üzerinde yok. Ayrıca susam veya çörek otunu yumurta sarısının içine katarsınız sürmesi daha kolay oluyor...

Herkese afiyet olsun....

7 Ekim 2008

AYCEKIRDEKLI BOREK


Bayramda misafirlerimize ikram etmek için yaptığım börekler. Tarifi klasik yufka böreği bildiğiniz üzere... İç harcı beyaz peynir, maydanoz, kekik ve kırmızı pul biber... Peynirli böreklerde ben kekikden vazgeçemiyorum; kekik peynire ayrı bir lezzet veriyor, bence çok da yakışıyor... Yufkaları önce dörde çıkan parçaları da tekrar ikiye kestim süt, sıvıyağ ve yumurta ile parçaları ıslatıp iç harcı koyarak sardım. Üzerine hafif sulandırılmış yumurta sarısı sürüp, bir kısmını ay çekirdeği bir kısmını da susamla süsledim... Gerisi fırında nar gibi kızarana kadar pişirmek... Bu kadar pratik ve lezzetli bir börek...



Bu böreklerin yanı sıra ikram olarak zeytinyağlı yaprak sarma, baklava ve yoğurtlu soğuk çorbamız vardı... Maalesef onları görüntüleyemedim. Afiyet olsuuuuunnnn....

29 Eylül 2008

İYİ BAYRAMLAR

RAMAZAN GÖZ AÇIP KAPATINCAYA KADAR GELDİ GEÇTİ...

HERKESE İYİ BAYRAMLAR DİLİYORUM... BÜTÜN ARKADAŞLARIMI TEK TEK ZİYARET ETMEK İSTERDİM AMA EVDE İNTERNETİM YOK... BURAYA UĞRAYIP BANA MESAJ BIRAKAN HERKESE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM...

.

BAYRAMIN İLK GÜNÜ 30 EYLÜL BLOĞUMUN YAŞ GÜNÜ... TAM BİR YIL OLDU BU SERÜVENE BAŞLAYALI... SON ZAMANLARDA YETERİNCE İLGİLENEMESEM DE BLOĞUMU SEVİYORUM. BURDA OLMAYI SEVİYORUM... BİR ÇOK GÜZEL ARKADAŞLIKLAR KURDUM BLOG SAYESİNDE... İYİ Kİ AÇMIŞIM... İYİ Kİ SİZLERİ TANIDIM... İLK GÜNLERİMİ HATIRLADIM... ACABA NE YORUM GELECEK, KİM UĞRAYACAK DİYE BEKLİYORDUM... ZAMANLA BİR ÇOK ZİYARETÇİM OLDU... SAYFAMI GÜNCELLEYEMEDİĞİM ZAMANLAR BENİ MERAK EDENLER OLDU... HERKESE ÇOK ÇOK AMA ÇOOOOOOKKK TEŞEKKÜRLER... SİZLERİ SEVİYORUM...

Love

16 Eylül 2008

FINDIK TATLISI


Yine çok beklettim değil mi... İnanın yeni tarifler eklemeyi ben de çok istiyorum, siteyi ihmal ettiğimi düşünmeyin sakın... Son zamanlarda yolum mutfağa pek düşmüyor...

Amaaa geçen hafta sonu abimler iftara davet edince hemen kendimi mutfağa attım ve bu tatlıyı yapıverdim... Aslında şekerpare yapmayı düşünüyordum; internete o kadar çok alışmışım ki tarifleri ayrıca tuttuğum bir yer olmayınca şekerparenin tarifine de ulaşamadım... Tarifi ararken gözüme tarif defterinin arasından fındık tatlısının tarifi çarptı. O da tatlı bu da tatlı deyip fındık tatlısını yapmaya karar verdim...


Yapımı çok kolay, yemesi harika bir tatlı ortaya çıktı... Biz hem cumartesi hem de pazar günü abimlerde farklı misafirlerle iftar yapınca bende haliyle ölçüyü biraz fazla tuttum. Vereceğim ölçüler 3 tepsilik siz yaparken ölçüyü kendinize göre azaltabilirsiniz...




FINDIK TATLISI

Malzemeler

2 Adet Yumurta,
1 Çay Bardağı eritilmiş tereyağ,
1 Çay Bardağı sıvıyağ
2 Paket Kabartma tozu,
3 Yemek kaşığı İrmik,
1 Çay bardağı şeker
1 Çay Bardağı Yoğurt
6.5 Su bardağı Un
Ve tabiki üzeri için fındık içi


Malzemelerin tümüyle ele yapışmayan yumuşak bir hamur yapın. Merdaneyle yarım santim kalınlığında açın. Herhangi bir ilaç kapağı veya şişe ile resimdeki gibi yuvarlaklar kesin. Kestiğiniz yuvarlakların ikisini üst üste koyun. Üzerine fındıkları iyice bastırarak yerleştirin. Önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 225 derecede kızarana kadar pişirin.

Şerbeti İçin

2.5 Su Bardağı Şeker
3 Su Bardağı su,
1/2 Limon suyu

Şerbetin hazırlanması:

1. 2.5 su bardağı şekeri ve 3 su bardağı suyu bir tencerede kaynatın. Kaynadıktan 5 dakika sonra yarım limonun suyunu ekleyip kısa bir süre daha kaynatın.
2. Ateşten alıp ılıtın.
3. Fındık tatlısı piştiği zaman fırından çıkarıp 3-4 dakika bekletin. Bu sürenin sonunda ılık olan şerbeti Fındık Tatlısının üzerine gezdirin.
4. Tepsinin üzerine başka bir tepsi kapatıp servis yapacağınız zamana kadar bekletin.

Sonunda tek lokmalık nasıl bittiğini anlamadığınız harika tatlılarınız olsun...





Denerseniz çok beğeneceğinizi düşünüyorum... Herkese afiyet olsun.... Sevgiler...

3 Eylül 2008

VİŞNELİ PARFE



Yine uzun bir ara verdim... Ama inanın işlerim çok yoğun... Sabırla işlerin hafiflemesini bekliyorum.



Bu parfeyi daha önce Çilekli olarak yapmıştım. Şimdi de Vişnelisi sırada.... Gerçi yapalı epeyce oldu, sadece fırsat bulup ekleyemedim... Bu arada teyzeciğim sözüm söz; sizede en kısa zamanda yapacağım bu parfeden :)




Ramazan da başladı... Artık ramazan tarifleri vermek lazım ama şimdilik sayfayı daha fazla boş bırakmamak adına ve kayısılı turtadan da sıkılmış olacağınızı düşünerek Vişneli Parfeyle devam edelim...




Tarifin orjinalini Burçin'de...

2 kutu sıvı krema (400 ml)
1 su bardağı pudra şekeri
1.5 su bardağı çekirdeksiz Vişne
Göz kararı damla çikolata
Ayrıca
2 + ½ su bardağı süt (Pınar)
¼ su bardağı un
¼ su bardağı mısır nişastası
½ su bardağı toz şeker
1 paket labne peyniri (200 gr) (Pınar)



İkinci kısımdaki malzemeleri Labne peyniri hariç muhallebi kıvamında pişiriyoruz. Kaynama noktasına gelince ocağı kapatıp labne peynirini ilave ederek mikser ile 7-8 dakika çırpıyoruz.


Diğer tarafda Sıvı krema ve pudra şekerini mikser ile 3 dakika çırpıyoruz.
Pişirdiğimiz kremayla birleştirerek yaklaşık 3-4 dakika daha çırpıyoruz.
Vişne ve damla çikolatayı ilave ederek kaşıkla hafifçe karıştırıyoruz.


Baton kek kalıbına streç film yayarak karışımı boşalttım ve buzluğa koydum. Ve en az 5-6 saat dolapta donmasını bekleyin...



Eminim çok seveceksiniz... Herkese kocaman sevgiler...

20 Ağustos 2008

KAYISILI TURTA




Nihayet yeni tarif eklemeye vakit yaratabildim... Evde bilgisayarım ve internet bağlantım olmadığı için biraz sıkıntılı oldu yeni tarif eklemek....

Neyse geç olsun da güç olmasın diyelim... Hafta sonu yaptığım Kayısılı Turta'yı bakalım beğenecekmisiniz... Tadanlar beğendi, eee ben de beğenmelerine sevindim...

Daha önce yaptığım Elmalı Tart hamurunu kullandım... Yalnız internetim olmadığı için yumurta ekleyip eklemediğimi hatırlayamadık annemle... Yumurtasız yaptım bende... Ama yumurtasız da güzeldi... Sadece Elmalı tartın hamuru daha yumuşak olmuştu... Artık tercih sizin nasıl yapmak isterseniz...

Tart Hamuru İçin
* 2 Yumurta (Burda kullanmadım)
* 1 Çay Bardağı Yoğurt
* 1 Çay Bardağı sıvıyağ
* 2 Yemek kaşığı yumuşak tereyağ
* 2 Çay Kaşığı kabartma tozu
* 1 Su Bardağı toz şeker
* 4 Su bardağı un


Üzeri İçin

* 20-25 adet taze kayısı

*2-3 Yemek Kaşığı Kayısı Reçeli

Kayısıların çekirdeklerini çıkartıp bir tavada üzerine 2-3 yemek kaşığı toz şekerle kısık ateşte 5 dakika kadar pişirin...

Hamur malzemeleriyle yumuşak bir hamur yapıp merdaneyle açın. Kullanacağınız kalıbı hafifce yağlayıp hamuru kalıba yerleştirerek elinizle kenarlarını yükseltin...

Önceden ısıtılmış fırında hafifce pembeleşene kadar pişirin. Pempeleşince fırından alıp kayısı reçelini (varsa marmelatı daha iyi olur) fırçayla üzerine sürün. Pişen kayısıları üzerine yerleştirip tekrar kaldığı yerden pişirmeye devam edin... Ilıdıktan sonra isterseniz dondurmayla isterseniz sade olarak servis yapabilirsiniz.... Herkeslere afiyet olsun...

21 Temmuz 2008

BEN GELDİM



Eveett sevgili arkadaşlarım... Birçoğunuzun bildiği gibi yoğun bir dönem yaşıyordum abimi sonunda evlendirdik... Epeyce koşturmamız oldu, fakat sonunda çok güzel bir nikah ve sonrasında bir düğün yemeğiyle onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine... (Doğru yazdım inşallah böyle derler değil mi :) )

Nikahın hemen sonrasında da ani gelişmeler sonucu kendimi Didim-Akbük'ün sakin sularında buluverdim... Sizlere ben gidiyorum demeye vakit bile bulamadım... Bunca koşturma ve yorgunluğun ardından iyi geldi doğrusu... Darısı tatil yapmayanların başına olsun :)

Yokluğumda pek çok arkadaşım ziyaret etmiş, sağolsunlar... Biriken işlerimi hafiflettikten sonra tekrar aranızda olacağım... Şimdilik hoşcakalın, sizleri seviyorum... (Not: Resim Bodrum Kalesi Geçen yaz tatilinden... Bu yıl resim bile çekmedim)

7 Temmuz 2008

ÇİLEKLİ PARFE


Yoğunluğumuz son sürat devam ederken cumartesi akşamı arkadaşlarımıza yemeğe davetliydik... Bizim için keyifli bir akşamdı... Cuma günü ne yapıp götürsem telaşında arkadaşların sayfalarına bakarken tariflerinden çok emin olduğum Burçin'in sayfasına uğradım... Burçin'deki Vişneli Parfe'yi görünce de aradığımı buldum dedim...
*************
Tam yaz sıcaklarına uygun hafif serinletici bir tatlıydı Vişneli Parfe... Cumartesi gündüz yapar akşam da götürürüm diye planlamışken evdeki hesap çarşıya uymadı... Benim parfeyi yapma girişimim akşam üzeri beş'i buldu parfenin donma süresi hiç kalmadı... Parfeyi yapıp buzluğa koyduğumda saat altıya geliyordu bizde yedi de evden çıktık...
*************
Arabada giderken zaten tam donmayan parfe iyice erimeye başladı... Arkadaşımızın evine girer girmez hemen buzluğa koyup dolabın ayarını artırdım ama yerken yine de tam donmamıştı ve parfemizi puding gibi kaşıklayarak yedik :)
*************
Ama bütün olumsuz şartlara rağmen parfenin tadı muhteşemdi... Davetli olan bir kaç arkadaş daha tatlı getirmişdi. Tatlı ikramına sıra gelince ben yaaa olmadı bu parfe daha donması lazımdı diye üzülürken bir baktım parfeye talep had safhada... Bir alan ikinciyi de alıyor... Resimdeki porsiyonluk parfeyi de eve bırakmıştım... Dün akşam fotoğrafladıktan sonra üç kişi paylaştık...


*************

Tarifin orjinalini Burçin'de... Ben de kendi yaptığım şekliyle veriyorum...

  • 2 kutu sıvı krema (400 ml)
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1.5 su bardağı temizlenmiş doğranmış çilek
  • 80 gr'lık sütlü çikolata ve 1 Paket Napoliten çikolata

Ayrıca

  • 2 + ½ su bardağı süt
  • ¼ su bardağı un
  • ¼ su bardağı mısır nişastası(Kavanozun dibinde kalan 1 yemek kaşığı nişastayı kullandım)
  • ½ su bardağı toz şeker
  • 1 paket labne peyniri (200 gr) (Marketde çilekli labne peynirini görünce çileklisini aldım ve vişne yerine çilekle yapmayı tercih ettim)

  1. İkinci kısımdaki malzemeleri Labne peyniri hariç muhallebi kıvamında pişiriyoruz. Kaynama noktasına gelince ocağı kapatıp labne peynirini ilave ederek mikser ile 7-8 dakika çırpıyoruz. (Burçin buradaki ölçüleri yarım ölçü kullanarak yapmış. Ben davetli sayısının fazla olması sebebiyle tam ölçü kullanarak yaptım)
  2. Diğer tarafda Sıvı krema ve pudra şekerini mikser ile 3 dakika çırpıyoruz.
  3. Pişirdiğimiz kremayla birleştirerek yaklaşık 3-4 dakika daha çırpıyoruz.
  4. Çilek ve çikolata parçalarını ilave ederek kaşıkla hafifçe karıştıryoruz.
  5. Ben dikdörtgen borcama streç film yayarak karışımı boşalttım ve buzluğa koydum. Sizler Burçin'in tavsiyelerine uyun ve en az 5-6 saat dolapta donmasını bekleyin...

Kalan bir kısım parfeyi de sufle kabında koyup dondurdum ve ertesi güne görüntülemek için bıraktım... Donmuş haliyle tadınca çok daha güzel olduğunu gördüm... Sunum açısından Burçin'in de belirttiği gibi baton kek kalıbında dondurduktan sonra dilimleyerek servis yapılabilir ya da benimki gibi sufle kaplarında dondurabilirsiniz...


Bu güzel tarifi paylaştığı için Burçin'e teşekkürlerimi gönderiyor sizlere de denemenizi tavsiye ediyorum... Herkese kocaman sıcacık sevgiler...

30 Haziran 2008

ÇİKOLATALI VE KAYISILI KURABİYELER


Haftasonu kuzenim Elif'le mutfağa girme fırsatım oldu birlikte bu kurabiyeleri yaptık. Elifciğim henüz 15 yaşında... Ben hamurunu yaptım birlikte şekil verip pişirdik... Aynı hamurla iki çeşit kurabiye yaptık ikisi de birbirinden lezzetli oldu... Tabi biraz fırında fazla tutmuşuz ama olsun o kadar da; mutfakda tadilat vardı ve ortalık fazla karışıktı yoksa bilerek fazla tutarmıyım hiç... Benim asıl niyetim cheesecake yapmaktı ama evde internetim olmadığı için tariflere bakabileceğim bir yer yoktu. Elimdeki dergileri de karıştırdım ama güvenilir bir tarif olmayınca kurabiye yapmaya karar verdik...
Kurabiye Hamuru İçin Malzemeler:

  • 2 Adet Yumurta,
  • 100 gr tereyağ ve göz kararı zeytinyağı (Tereyağını eritince zeytinyağıyla 1 su bardağına yakın oldu)
  • 1 Su Bardağı Yoğurt (Pınar)
  • Aldığı Kadar Un demek zorundayım çünkü ölçmeden koydum
  • 1 Su bardağı Toz Şeker
  • 1 Paket kabartma Tozu (Dr. Oetker)
  • 1 Paket Vanilya (Dr. Oetker)
Ayrıca
  • 1 Paket Sütlü Çikolata (80 Gr.)
  • 10-12 Adet taze Kayısı
  • 1/2 Su bardağı kırılmış fındık
  • 1 Tatlı Kaşığı Toz Şeker (Kayısıların üzerine serpmek için)


Hamur malzemeleriyle elimize yapışmayan yumuşak bir hamur yaptım. Hamuru ikiye ayırıp bir kısmına Elif'in ufak parçalara ayırdığı çikolataları ekleyip ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlak şekil verdik.
Diğer yarısına da elimle yassıltıp oval şekil verdim. Ve içlerine yine Elifciğimin küçük küçük doğrayıp üzerine 1 tatlı kaşığı toz şeker ve kırılmış fındıkları eklediği iç malzemesinden koyup küçük rulolar şeklinde sardık... Bu ölçülerle yaklaşık 40-45 adet kurabiye çıktı ama keşke daha fazla yapsaymışız çünkü tesadüfen gelen misafirlerimize de ikram edince bize fazla bişey kalmadı :)
175-200 derecede pişirip çıktıktan sonra üzerlerine pudra şekeri serperek afiyetle yedik... Sanırım mutfakda olmak Elif'in de hoşuna gitti... Bu tarif senin için Elifciğim artık İstanbula döndüğünde baban ve kardeşlerine yapıp yedirirsin...

27 Haziran 2008

ANKARA & İSTANBUL BULUŞMASI

Evet arkadaşlar İstanbul'lu blogcu arkadaşlar buluşur, Ankara'lı blogcu arkadaşlar buluşur, şimdi de Ankara ve İstanbul buluşması yaşandı :)

Dün İstanbul'dan Gönül Arkadaşımızın Ankara'ya ailesini ziyarete gelmesini fırsat bilip Ankaralı blogcu arkdaşlarımız Betül, Pınar, Hülya, Sibel ve Ben Gönül'ümüzü misafir ettik...

Çok güzel vakit geçirdik... Sohbetler ettik... Feyzacığım da telefonla katıldı sohbetimize... Onunla da kısa bir telefon konuşması yaptım... Bu gördüğünüz harika fincan seti Gönül'ümün bana hediyesi... Nasıl mahcup oldum hediyeyi alınca... Benim işyerim şehre uzak olunca alışveriş merkezlerine uzak kalıyorum... Son zamanlardaki taşınma ve diğer yoğunluklarım da eklenince benim hediye almak gibi bir eylemim olamadı... Gönül'cüğüm çok teşekkür ederim beni mahcup ettin canım... Ama çok da mutlu ettin... İnşallah ben de İstanbul'a gidersem orda da bir buluşma düzenleriz...
Seni de Ankara'ya daha sık bekliyoruz...




Bu sabunlar da Sevgili Betül'ümün kendi el emeği... Kesenin içinde bir sabunum daha var... Ama ben kullanmaya kıyamam ki bu sabunları... Betülcüğüm bu inceliğin için sana da çok çok teşekkürler...

Buluşmaya gelen bütün arkadaşlarıma çok teşekkürler... Gelemeyenlerin de biliyorum ki gönülleri bizimleydi...

Herkesin tatil planlarının olduğu bu dönemde tatil sonrası buluşmak üzere sözleştik...


Buluşma görüntüsü de vermeye çalıştım ama fotoğrafı düzenlemeyi beceremeyince vazgeçtim... Düzenlemeyi başarırsam daha sonra eklerim... Diyordum kiii Sezenciğimin yardımlarıyla düzenledim ve ekliyorum... (Soldan Sağa Hülya, Sibel, Ben,Gönül.Betül ve Pınar) Herkese sıcacık sevgiler...

26 Haziran 2008

ELMALI KEK


Son zamanlarda stokdan tarif veriyorum, mutfağa hiç girmiyorum desem yeridir. Bu kek de Pekmezli zencefilli kekle birlikte yapıldı, birlikte pişirildi... Malzemeler hemen hemen aynı... Zencefil ve pekmezi çıkartıp yerine elma ve ceviziçi ekledim... Üzerine de susam serptim...

Buradaki ana malzemeler temel kek tarifimdir , sadece içine meyve veya kakao ilavesiyle çeşitlendiriyorum...


  • 3 Yumurta ,
  • 1 Su bardağı Süt ,
  • 1 Çay bardağı sıvıyağ ,
  • 1 Su bardağı şeker,
  • 2 Adet Elma rendesi,
  • 1/2 Limon suyu
  • 1 tatlı kaşığı tarçın,
  • Susam (Göz kararı)
  • 3 Su Bardağı Un (Un olarak Sinangil kekununu kullandım) Bu yüzden kabartma tozuna gerek kalmadı
  • 1/2 Su Bardağı Çekilmiş Ceviziçi


*****

Elmaların kabuğunu soyup rendeledikten sonra üzerine limonsuyunu gezdirip tarçın ve çekilmiş ceviziçini ekliyoruz.

Yumurta ve şeker mikserle çırpıldıktan sonra sıvı malzemeler eklenir. Sonrasında da unu ekleyip elma rendesini hafifce karıştırıyoruz. Yağlayıp unladığımız kek kalıbını silkeleyerek unun fazlasını alıyoruz. Kek hamurunu kalıbımıza dökerek üzerine bolca susam serperek önceden ısıtılmış fırında 175-200 derece yaklaşık 50 dakika pişiyoruz. Ben önce 150 derecede 15-20 pişirdikten sonra derecesini artırdım... Zencefilli kekim yuvarlak kalıpda bu kek de baton kalıpda olunca her ikisini aynı anda pişirme şansım oldu... Dolayısıyla aynı anda iki harika kekim oldu...



Herkese afiyet olsun♥♥♥